fiRuze

Direniş
"Düşünceleri daima isabetli olan amcam bir gün beni sokakta durdurup sordu: 'Zebaninin cehennemdeki ruhlara nasıl işkence ettiğini biliyor musun?' 'Hayır,' dediğimde, 'Onları bekletir;' diye yanıtladı." Carl Jung
Sayfa 39 - can
Reklam
...bir kez daha anladı ki insan insanın zehrini alır. Ama onu zehirleyenler de insandı; başka insanlardı, soğuk, uzak, acımasız insanlar. O zaman belki de doğru olan şuydu: Seven insanlar birbirinin zehrini alır, birbirine şifa olur, birbirini kurtarır. Böylesi daha gerçek, daha insaniydi. Sartre'ın, "Başkaları cehennemdir," sözüyle de çelişmiyordu bu; çünkü yaşamınız boyunca size değenlerin bazıları cehennemi yaşatır-ayazda titretir, demir parmaklıkların ardında çürütür- bazılarıysa cenneti sunar; sıcacık bir kucakla sarar, masum bir gülüşle hayata döndürür.
Sayfa 32 - can
Bu anekdot insanoğlunun çaresizliğini, küçük onurlarının nasıl da hayatta kalmak uğruna ezildiğini gösteriyordu. Herkes aceleyle bacalarından duman tüten evlere koşuyordu; o manzara, içini tarifsiz bir yalnızlık ve kederle doldurdu.
Sayfa 30 - can
Kurumlar bir kez daha karşısındaydı; onu kimliksiz bir kimliğin kıskacına hapsetmek için fırsat kolluyorlardı. Bu artık alışık olduğu çaresiz bir döngüydü, bitmeyen bir kabus, ruhunu emen, tüketen. Onu kişiliğinden, düşüncelerinden, hayallerinden arındırıp bir sürünün parçası kılmak, bir sayı olarak görmek istiyorlardı. Tanımlamalar birbirini kovalıyordu: yurttaş, öğrenci, asker, tutuklu... Sanki o, "o" değildi; sadece tarif edilen kategorinin içinde bir sayıydı, bir istatistik, bir hiç. İşte en çok buna isyan ediyor, en çetin mücadeleyi bu "sayılaşma"ya karşı veriyordu.
Sayfa 27 - can
İnsanın en yakınlarının yüzünü bir bütün olarak canlandıramayacağını orada öğrendi. Uzak tanıdıklarınızın yüzü net gelir gözünüzün önüne ama sevdiklerinizin yüzü bir türlü tamamlanamaz. Çünkü gülüşleri, kaş çatışları, yüz ifadeleriyle tanırsınız onları; tek bir sabit resim olarak değil, binlerce anının toplamı olarak.
Sayfa 27 - can
Reklam