fiRuze

fiRuze

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
1/52 kitap - %2 tamamlandı
1 kitap okudu
52 kitap
128 sayfa
0 inceleme
11 alıntı
4 günde 1 kitap okumalı.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Hayalhane"
İşkenceyi beklemek, işkencenin kendisinden daha kötü bir eziyetti; sinsi, soğuk, içini yavaşça çürüten bir zehirdi.
Sayfa 61 - can
"Hayalhane"
..."Bu çocuğun hayalhanesi çok geniş," derdi. Ne demek istediğini anlamazdı. "Hayalhane" neydi ki? Onu diğerlerinden ayıran bu tuhaf şey neydi? Anlamak için zorlu gençlik yıllarına ulaşması gerekti. O zaman öğrendi ki "hayalhane", bir lütuf kadar bir cezaydı. Geçmişi hatırlamak, geleceği düşlemek, sanki eski tanrıların insana verdiği en kötü armağanlardan biriydi. Endymion gelirdi aklına. Bafa Gölü'nde Ay Tanrıçası'na aşık olma cesaretini gçsteren çoban, Olympos'takilerin gazabına uğramış, ona en büyük ceza verilmişti: Kaderini bilmek. Meğer gelecek denilen o bulanık, o belirsiz perdenin bilinmeden kalması en büyük nimetmiş. Geçmişin net anılarını her gün içinde taşımak, geleceği fazla düşünmek ruhunu altüst ediyordu. Hayvanlar -o masum, geçmişi olmayan varlıklar- geçmişi hatırlamaz, geleceği düşlemedi; belki de onlar bir şey biliyorlardı da soğuk duvarların arasındakiler bilmiyordu. Ama insan, yüzyıllardır kendi soyunu sanatla, felsefeyle, bilimle hayvandan daha iyi bir seviyeye yükseltmeye çalışmamış mıydı? Belki öyleydi, belki de bu insanlığın en büyük yanılgısıydı.
Sayfa 60 - can
İnsan İcadı
Sık sık düşünüyor: İşkence, insanın buluşu. Tekerleği bulan o zeki, yaratıcı insan soyu, belki de tekerlekten önce işkenceyi icat ediyor. Hayvanlar aleminde böyle bir şey yok; ne içgüdüsel ne bilinçli. Öfkelenebilirler, hırlayabilirler, bir aslan kükrer, bir köpek dişlerini gösterir ama acı çektirmeyi bilmezler, çünkü onu icat etmemişler. İşkence, insanın kötü zekasının sonucu; bir sanat gibi tasarlanmış, bir bilim gibi mükemmelleştirilmiş, bir zevk gibi kullanılmış. Hayvanlar öldürür, parçalar ama acıyı bir amaç haline getirmez. İnsansa bu dünyada hem mucit, hem kurban hem de cellat. İşkencecinin hedefi, kurbanında, kendine acıma duygusu uyandırmak. Oysa bu korkunç bir tuzak; insan kendini eleştirebilir, üzülebilir, yenilmiş hissedebilir, ama kendine acımak... Hayır, bu olmamalı. İnsan kendine acımamalı. İşte işkenceciler bunu ister; ruhunu zayıflatıp seni kendi gölgene bağlamak.
Sayfa 56 - can
Dayan, Geçer
...bazen yarım yamalak teselliler mırıldanıyorlar. "Dayan, geçer," ya da "Bir şey olmaz." Ama neyi teselli edecekler ki? O sözler boşlukta süzülüp kayboluyor. Ne zaman geleceği belirsiz ama geleceğinden zerre şüphe olmayan o korkunç an, bir gün ortaya çıkacak. Ve o, bu anı beklemeye zorlanmış, beklemeye alışmış. Beklemek belki de işkencenin kendisinden daha ağır, daha yıpratıcı bir ceza; evet evet, kesinlikle öyle.
Sayfa 46 - can