Sormak ateşiyle yanan gözlerin hüzünlü. Onlar beni anlamaya uğraşıyorlar. Tıpkı mehtabın denizin derinlerine işlemek istediği gibi. Hayatımı, hiçbir noktasını geri tutup gizlemeden, baştan başa gözlerinin önüne serdim. Beni onun için bilmiyorsun.
Eğer o bir mücevher olsaydı onu yüz parça eder ve boynuna tak diye bir zincire dizerdim. Eğer o toplu, ufak ve tatlı bir çiçek olsaydı onu saçına tak diye sapından koparırdım. Fakat o bir yürek, sevgilim. Onun kıyıları ve dibi nerede?
Bir bakışınla şairlerin sazlarından gelen şiirlerin hazinesini yağma edebilirsin kadın!
Fakat onların övgülerine kulak vermiyorsun, seni onun için beğeniyorum.
Dünyadaki en gururlu başları ayakların altında aşağılayıp süründürebilirsin.
Fakat senin taparcasına seçtiklerin, şöhrete uzak kalmış olan sevdiklerindir; seni onun için taparcasına seviyorum.
Kollarının mükemmelliği bir dokunuşlarıyla şahane güzelliklere görkem katabilir.
Fakat sen onları, tozu süpürmek ve gösterişsiz evini temizlemek için kullanıyorsun; beni onun için korku alıyor.
Hayatımız yalnız bir köhne yük, yolumuz yalnız bir uzun yolculuk değil.
Bir şair, gerçekten yalnız bir eskimiş şiiri yazmaz. Çiçek solar ve ölür, fakat çiçeği takan onun için sonsuza dek yas tutacak değil.
Kardeş, bunu böyle bil ve şen ol.