-Öyle içli içli neyi seyrediyordun ?
+Tabiatı. Büyük sanatkârın yeryüzünde açtığı sergiyi.
-Bunlar her zaman gördüğümüz şeyler, etrafta değişen hiçbir şey yok. Oysa senin bakışlarında, insanın ilk gördüğü bir sanatın inceliklerine dalış ve o halin hayranlık pırıltıları vardı.
+Sen etrafında gördüğün herşeyi tanıdığını söylemek mi istiyorsun?
-Bundan daha tabi ne olabilir?
+Bence büyük bir yanılma bu. Seninki tanımak sayılmaz. Gördüğün şu varlıklara verilen isimleri bilmekten içeriye gidememek derler ona...