Çoluk Çocuk benim için sadece bir anı kitabı değildi; gençliğin, dostluğun, sanatın ve kaybetmenin ne kadar iç içe geçebildiğini gösteren çok özel bir deneyimdi. Özellikle Patti Smith’in olayları anlatışındaki samimiyet beni kitaba daha da bağladı. Sanki bir sanatçının hayatını okumaktan çok, eski bir arkadaşın anılarını dinliyormuşum gibi hissettim. New York’un bohem atmosferi, sanat uğruna verilen mücadeleler ve küçük ama unutulmaz detaylar kitabın en etkileyici yanlarından biriydi.En çok etkilendiğim şeylerden biri de Patti Smith’in hayata ve insanlara bakış açısıydı. Özellikle sevgiyi, dostluğu ve üretmeyi anlatırken kullandığı dil çok sade ama bir o kadar da güçlüydü. Kitap boyunca hem hüzün hem umut hissediliyor ve bu da anlatılanları daha gerçek kılıyor.Ve bir insanın sıfırdan başlayıp bu kadar güçlü ve azimli olması da beni en çok etkileyen şeylerden biriydi. Maddi zorluklara, belirsizliklere ve hayatın tüm karmaşasına rağmen sanatından ve hayallerinden vazgeçmemesi gerçekten ilham vericiydi. Özellikle genç yaşlarında yaşadığı mücadeleleri okurken, başarıya ulaşan insanların her zaman mükemmel şartlara sahip olmadığını görmek kitabı daha da gerçek hissettirdi. Patti Smith’in pes etmeyen tavrı ve özgürlüğüne olan bağlılığı, onu sadece iyi bir sanatçı değil aynı zamanda çok güçlü bir insan yapıyor. Bu yüzden kitabı okurken yalnızca anılarını değil, aynı zamanda cesareti ve kendine inanmayı da okumuş gibi hissettim. Bitirdiğimde sadece Patti Smith’i değil, onun dünyasını da biraz tanımış gibi hissettim. Bu yüzden uzun süre unutamayacağım ve benim için en özel otobiyografik kitaplardan biri olarak kalacak. Patti SmithÇoluk Çocukm sevgiler xox