m

m
@rhaenrya
kitaplar ruhun aynasıdır
10/10
·%64 (339/528 syf.)··
Beğendi
·
19 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 10:03
Virginia Woolf kadın yazarlar arasında en sevdiklerimden biridir ve gerçekten onu okumayı çok seviyorum. Gece ve Gündüz’da da en dikkat çeken detaylardan biri, birçok eserinde olduğu gibi feminizm konusundaki duyarlılığıdır. Woolf, kadınların toplum içindeki konumunu doğrudan bir manifesto diliyle değil, karakterlerinin günlük yaşamları, seçimleri ve iç çatışmaları üzerinden ele alır. Özellikle kadınların evlilik, kariyer ve bireysel özgürlük arasında sıkışmış hissetmeleri, romanın temel meselelerinden biridir. Romanın başkahramanı olan Katharine Hilbery, toplumun kendisinden beklediği geleneksel kadın rolü ile kendi istekleri arasında kalır. Bu durum, Woolf’un kadınların yalnızca eş veya anne kimliğiyle tanımlanmasına yönelik eleştirisini yansıtır. Kadınların düşünsel ve duygusal dünyalarına geniş yer vermesi de onların bağımsız bireyler olarak görülmesi gerektiği fikrini destekler. Woolf’un feminizmi yalnızca kadınların haklarını savunmakla sınırlı değildir; aynı zamanda kadınların kendi seslerini bulabilmeleri ve kendi hayatları üzerinde söz sahibi olabilmeleriyle ilgilidir. Bu nedenle Gece ve Gündüz, bir aşk hikâyesi gibi görünse de altında kadın kimliği, özgürlük ve toplumsal beklentiler üzerine oldukça güçlü bir tartışma barındırır. Romanı okurken en etkileyici bulduğum noktalardan biri de Woolf’un bu temaları karakterlerin doğal yaşamlarının içine ustalıkla yerleştirmesidir; böylece okur, fikirlerle karşı karşıya kalmak yerine onları karakterlerle birlikte deneyimler. Virginia WoolfVirginia Woolf Gece ve GündüzGece ve Gündüz mm
Duygu ve Düşünce
Gece ve GündüzVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2024128 okunma
Reklam
çoluk çocuk hakkında düşüncelerim
8/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 19:57
Çoluk Çocuk benim için sadece bir anı kitabı değildi; gençliğin, dostluğun, sanatın ve kaybetmenin ne kadar iç içe geçebildiğini gösteren çok özel bir deneyimdi. Özellikle Patti Smith’in olayları anlatışındaki samimiyet beni kitaba daha da bağladı. Sanki bir sanatçının hayatını okumaktan çok, eski bir arkadaşın anılarını dinliyormuşum gibi hissettim. New York’un bohem atmosferi, sanat uğruna verilen mücadeleler ve küçük ama unutulmaz detaylar kitabın en etkileyici yanlarından biriydi.En çok etkilendiğim şeylerden biri de Patti Smith’in hayata ve insanlara bakış açısıydı. Özellikle sevgiyi, dostluğu ve üretmeyi anlatırken kullandığı dil çok sade ama bir o kadar da güçlüydü. Kitap boyunca hem hüzün hem umut hissediliyor ve bu da anlatılanları daha gerçek kılıyor.Ve bir insanın sıfırdan başlayıp bu kadar güçlü ve azimli olması da beni en çok etkileyen şeylerden biriydi. Maddi zorluklara, belirsizliklere ve hayatın tüm karmaşasına rağmen sanatından ve hayallerinden vazgeçmemesi gerçekten ilham vericiydi. Özellikle genç yaşlarında yaşadığı mücadeleleri okurken, başarıya ulaşan insanların her zaman mükemmel şartlara sahip olmadığını görmek kitabı daha da gerçek hissettirdi. Patti Smith’in pes etmeyen tavrı ve özgürlüğüne olan bağlılığı, onu sadece iyi bir sanatçı değil aynı zamanda çok güçlü bir insan yapıyor. Bu yüzden kitabı okurken yalnızca anılarını değil, aynı zamanda cesareti ve kendine inanmayı da okumuş gibi hissettim. Bitirdiğimde sadece Patti Smith’i değil, onun dünyasını da biraz tanımış gibi hissettim. Bu yüzden uzun süre unutamayacağım ve benim için en özel otobiyografik kitaplardan biri olarak kalacak. Patti SmithPatti Smith Çoluk ÇocukÇoluk Çocuk mm sevgiler xox
Duygu ve Düşünce
Çoluk ÇocukPatti Smith · Domingo Yayınevi · 20152,432 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 04:15
Bu kitabı ve filmini cok seviyorum umarım herkes bir gün okur yada izler, içerisindeki şiirler, karakterlerin her bir sözü o kadar ince düşülmüş ve işlenmiş ki gercekten ben olmamı sağlayan bir parcam <3
Duygu ve Düşünce
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Intermezzo hakkında düşüncelerim
7/10
·477 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 15:38
Çağdaş edebiyatın görünürlüğü artık yalnızca metinlerin kendisiyle değil, onların etrafında örülen dijital yankıyla da belirleniyor. Intermezzo’yu okumaya başlamadan önce zihnimde oluşan beklenti, tam da bu yankının bir ürünüydü. Ne var ki metinle kurduğum ilişki, bu beklentinin gerisinde, hatta yer yer onunla çelişen bir mesafede konumlandı. Çünkü Normal People’da karşılaştığım o incelikli duygusal derinlik, burada yerini daha parçalı ve soğuk bir anlatıya bırakıyor.Normal People, insan ilişkilerinin kırılganlığını neredeyse görünmez dokunuşlarla açığa çıkaran bir metinken ,Intermezzo aynı duygusal yoğunluğu kurmak yerine, karakterlerinin iç dünyasında dolaşmayı tercih ediyor fakat bu dolaşım çoğu zaman yüzeyde kalıyor. Okur olarak karakterlerin zihnine yaklaştığımı hissediyorum, fakat onlara nüfuz edemiyorum, aramızda sürekli olarak geçirilemeyen bir eşik var.Ivan karakteri bu mesafenin en belirgin örneklerinden biri. İçe kapanıklığı ve duygularını ifade edemeyişi, teorik olarak derinlik vadeden bir yapı sunsa da, metin bu potansiyeli yeterince işleyemiyor. Onun suskunluğu anlam yüklü bir boşluk yaratmak yerine, giderek tekdüzeleşen bir sessizliğe dönüşüyor. Okur, Ivan’ın zihninde dolaşırken bile ona temas edemiyor.Peter ise daha karmaşık ama bir o kadar da çözülmemiş bir karakter olarak beliriyor. Ne istediğini tayin edemeyen, kendi iç çelişkileri arasında savrulan bu figür, duygusal olarak yoğun bir alan açabilecekken, metnin muğlaklığı içinde dağılma eğilimi gösteriyor. Onu anlamaya çalışmak, katman katman açılan bir derinliğe ulaşmaktan ziyade, sürekli ertelenen bir kavrayış hissi yaratıyor.Sonuç olarak Intermezzo, düşünsel olarak ilgi çekici ama duygusal olarak mesafeli bir okuma deneyimi sunuyor. Okuru etkileyen şeyin her zaman anlatılan değil, hissettirilen
Duygu ve Düşünce
İntermezzoSally Rooney · Can Yayınları · 20244,396 okunma
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 09:40
Claire Daverley ile tanışmama vesile olan bu roman bana zamanın, pişmanlıkların ve kaçırılmış ihtimallerin insanlar üzerindeki etkisini bu denli derin hissettiren nadir eserlerden oldu. Yazar, karakterlerin iç dünyasını büyük bir incelikle işlerken, okuru onların sessizliklerine, kararsızlıklarına ve yarım kalmış duygularına ortak ediyor. Hikâye ilerledikçe, yalnızca iki insanın ilişkisine değil; aynı zamanda büyümenin, değişmenin ve bazen hiçbir şey yapmamanın bile hayatı nasıl şekillendirdiğine tanıklık ediyoruz. Bu yönüyle roman, okura yalnızca bir hikâye sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kendi geçmişiyle ve seçimleriyle yüzleşebileceği bir alan da açıyor. Rosie daha duygusal, içe dönük ve kırılgan bir karakter. Hissettiklerini yoğun yaşıyor ama çoğu zaman ifade etmekte zorlanıyor. Güven ihtiyacı yüksek bu yüzden kendini korumak için geri çekilmeyi tercih ediyor. Hayatında istikrar ve anlam arıyor, fakat geçmişinin ve kendi iç çatışmalarının etkisinden kolay kolay sıyrılamıyor. Bu da onu hem derin hem de yer yer kararsız biri yapıyor bu yönleriyle Rosie’yi kendime çok benzetiyorum diğer yandan Will ise daha mesafeli ve kontrollü bir karakter. Duygularını bastırmaya yatkın çoğu zaman güçlü ve bağımsız görünse de içinde çözülmemiş meseleler taşıyor. Kaçınma eğilimi yüksek, özellikle zor duygularla yüzleşmek yerine uzaklaşmayı seçiyor bu yönüyle Rosie’yle çok benziyor ve ikiside bu uzaklaşmayı tercih etmekle çoğu kez birbirinden vazgeçiyor. Daha soğuk gibi algılansa da aslında kırılganlığını gizleyen bir karakter. Her ne kadar birbirlerinden çoğu kez vazgeçmiş olsalarda yeniden her zaman yeniden deniyorlar çünkü seviyorlar ve çoğu kez sevgi sayesinde yarım kalan yanlarını tamamlayabileceklerine inanıyorlar ve bütün kırılmalara rağmen birbirlerine geri dönmenin yolunu
Duygu ve Düşünce
Gece ve SonraClaire Daverley · Domingo Yayınevi · 20241,173 okunma
Reklam