Sonradan öğrendim. Kasabadaki tüm kahveleri dolaşıp takvim yapraklarını koparmayı kendine iş edinmiş. İsimlere bakıp Leyla'yı arıyormuş. İsim yazmayan takvim kağıtlarını görünce ağlamaya başlıyor baston atıyla, "yanlış yaptın" diyerek ortalıkta dolanıyormuş. Leyla bulduklarını biriktiriyor kendi ismiyle Leyla'yı yan yana yazan bir yaprak arıyormuş zamanın içinde. İnsan bir gün bile yan yana gelmez mi Leyla'yla.Gelmez.
O ihtiyar Çinli bilgenin bedduasında söylediği gibi "tuhaf zamanlarda" yaşıyoruz. Tuhaf zamanlarda tuhaf çözümler peşinde nefesimiz kesilene kadar koşturmak; serazat düşüncelerle vakit kaybetmek yerine derinleşmeye, tefekküre, bizi inşa eden hikâyeye sarılmak zorundayız. Umulur ki üzerimize yıkıldığı söylenen enkazın içinde emeklerken, bizi deneyime ulaştıran bir aydınlığa kavuşalım, kusurlu da olsa rüyalar görmeye devam edebilelim ve hikaye yeniden başlasın!