Tebriz'de de Mehabad'dakine benzer bir Savaş Konseyi toplandı. Savaş konseyine katılanlardan Genel Vali Selâmullah Cavid ile Bölgesel Meclis Başkanı Şabesterî teslimiyetçi bir tavır takındılar. Eğitim Bakanı Muhammed Beriya(183) ile Askerî Komutan Danişyan ise direnişe geçilmesini savundular. Gerçekçi davranan Başbakan Cafer Peşvarî ise bir ölçüde iki görüş arasında bir orta çözüm yolu sayılabilecek bir gaı üsten yana tavır aldı. 11 Aralık 1946 günü ise Tebriz'de yayınlanan bir bildiri ile halk direnişe geçmeye teşvik edildi. Fa¬kat aynı günün daha sonraki saatlerinde Genel Vali Selâmullah Cavid'in Tahran'a bir bağlılık telgrafı gönderdiği ve Azerbaycan Demokrat Partisi'nin üst düzeydeki yöneticileri ile devlet memurlarının kuzeyedoğru kaçmaya başladıkları yolunda söylentiler dolaşmaya başladı.
Sayfa 258 - Ertesi gün ise Tebriz'de solculara karşı çok sert bir tepki başgösterdi ve bunu, bilinen kıyım hareketleri izledi. Eski Eğitim Bakanı Muhammed Beriya, kendisini kovalayanlardan kurtularak Sovyet Hastanesine sığındı. Fakat ayaktakımı hastaneye zorla g·Kitabı okudu
Kadı Muhammed daha sonra, 5 Aralık tarihinde bir Savaş Konseyi topladı. Savaş Konseyine, aralarında Kürdistan Savaş Bakanı Muhammed Hüseyin Seyfi Kadı ile İran Parlamentosunda Mehabad Milletvekili olarak bulunan Sadrî Kadı'nın da bulunduğu 10 Kürt lideri katıldı. Savaş konseyi, Iran ordusuna karşı Kürt ordusunun ve aşiretlerin direnişe geçmelerini kararlaştırdı. Toplantıya katılan üyeler tarafından imzalanan bu kararın bir sureti, ertesi gün, Kürdistan Demokrat Partisi'nin birçok üyeleri ile birçok aşiret liderlerinin Savaş Konseyinin kararını bekledikleri Abbas Ağa Camiine götürüldü. Orada konuşan Sadrî Kadı, Tahran'da kaldığı için, Iran ordusunun, birlik içinde hareket edecek olan Kürt ordusu ile aşiret kuvvetlerinin önünde hiç bir zaman duramayacağını kesinlikle söyleyebileceğini bildirdi.
Azerbaycan'ın Iran kuvvetleri tarafından işgali için saptanan tarih yaklaştıkça, Sovyet danışmanlarının, müttefikleri olan Azerîlere ve Kürtlere askerî yardım yapılması konusunda suskunluğu da artıyordu. Aralık ayı başlarında bir Kürt heyeti, Rızaiye'deki Sovyet Konsolosu Haşimof'la görüşmelerde bulunmak üzere Mehabad'dan Rızaiye'ye gitti. Heyete, Iran Hükümetinin Kürdistan'a sembolik bir kuvvet göndermeyi düşündüğü, bunun seçimler sırasında güvenliği sağlamak için gereken kuvvetten daha küçük olacağı ve seçimlerden sonra çekileceği yolunda garanti verildi.
TAHRAN'DA YAPILAN KÜRT-İRAN GÖRÜŞMELERİ
Kadı Muhammed Tahran'da iki kez Iran Başbakanı Ahmed Kıvamussaltana ile, bir kez de Genelkurmay Başkanı General Razmara ile görüştü Her iki görüşmede de Sovyet Büyükelçiliği ile temas etti. Ahmed Kıvamussaltana görüşmelerde makul davrandı. Senendec'in de dahil olduğu bütün Iran Kürdistan'ının «Istan» diye adlandırılan bir tek eyalette toplanmasını ve bu eyaletin Merkezî Hükümet tarafından atanacak bir Genel Valinin yönetimine verilmesini önerdi. Böylece Kürdistan'ın kanunî statüsü de Azerbaycan'ınkine benzer bir duruma girecekti. Kadı Muhammed, Iran Başbakanının bu önerisini kabul etmek eğilimindeydi. Fakat Mehabad ile Tebriz arasındaki ilişkileri değiştirebilecek herhangi bir plan önerisini kabul etmek için Sovyetler Birliği'nin muvaffakatını almanın zorunlu olduğunu biliyordu. Kadı Muhammed'in Sovyetler Birliği Büyükelçiliğindeki karşılanışı, umduğu gibi pek parlak geçmedi. Orada, Kürtlerin, Kürt toplumu arasında yaşayan Azerî azınlığına karşı kötü muamelede bulundukları yolunda bazı yakınmalarla karşılaştı. Ayrıca kendisine, iran Başbakanı Ahmed Kıvamussaltana'nın önerilerinin kabul edilmesinin Azerbaycan'a ihanet anlamına geleceğini ve dolayısıyla Sovyetler Birliği'nin buna muvafakat etmesinin mümkün olamayacağını da bildirdiler.
13 Haziran günü Tebriz'de, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti Başbakanı Cafer Peşvarî ile Tahran Hükümeti Temsilcisi Muzaffer Firuz arasında bir antlaşma imzalanması rastlantı değildi. Bu antlaşma, Sovyetler Birliği'nin tüm ülkede nüfuz sağlamasına dayolaçabilirdi. Antlaşmanın imzalanmasından sadece bir hafta, ve Mameşah çarpışmalarının patlak vermesinden de birkaç gün sonra, Sovyetler Birliği'nin Tebriz Konsolosu Haşimof, Sakız'ın kuzeyinde yer alan Sere köyüne geldi. Orada Kadı Muhammed .Molla MustafaBarzanî, Ömer Han Şıkak, Mîr Hac, Mustafa Xoşnav(Hoşnav) ile görüşen Haşimof, Kürt kuvvetleri Sakız'ınöte tarafındaki Iran kuvvetlerine baskı yapmakta ısrarlarına devam ederlerse, ingiliz nüfuz bölgesine girmelerinin kaçınılmaz olacağını sert bir dille ihtar etti.
Toplantıda Haşimof'un ihtarlarını anlattıktan sonra, Kürtlerin önünde üç alternatif bulunduğunu ve bunlardan birini seçmelerinin zorunluolduğunu söyledi. Bu alternatifler şunlardı:
1-Kürt kuvvetlerinin, Rusların ihtarlarına aldırmayarak Senendec'e karşı saldırıya geçmeleri.
2 Rusların öğütlerini kabul ederek geri çekilmeleri.
3 Iran Merkezî Hükümetine boyun eğmeleri. Sovyetlerin, Güney cephesindeki Iran ordu birlikleri Komutanının, sınır bölgesindeki şehirlerin Kürt kuvvetleri tarafından işgal edilmesine göz yumulması konusunda pek yakında Tahran'dan emir alacağı yolunda verdikleri teminat, ikinci alternatife ağırlık kazandırıyordu. Kadı Muhammed, saldırı fikrinden vazgeçilmesinin tasvip edilmesi anlamına geldiği ve sağlam bir mantığa dayandığı anlaşılan bu Sovyet teminatını da anlattıktan sonra, nihaî kararı toplantıya katılmış olanlara bıraktı.
Sayfa 229 - Ne var ki toplantıya katılanların çoğunluğu ılımlı davranılmasını daha akıllıca buldu.·Kitabı okudu