Anlaşıldığı kadarıyla bu dönemde Hitit kralı Şuppiluliuma Kuzey Suriye'ye yapuğı ilk seferde başanh olamamış; Miıanni kralı Tuşratta Hititlerden elde ettiği bazı ganimetleri Mısır'a hediye olarak göndermiştir. Hitit kralı Şuppiluliuma önce ülkenin batısındaki Kizzuwatna ile anlaşarak onu kendi safına çekmiş, ardından da Doğu Akdeniz kıyı bölgesini ele geçirerek Mısır ile Mitanni'nin bölgedeki çıkarlarını engellemiştir. Ardından da Tuşratta'nın üzerine giderek onu yenmiş ve Suriye'de Hitit kontrolünde bir yönetim oluşturma çabasına girişmiştir. Bu dönemde Tuşratta'nın kardeşi Artatama'nın Mitanni ülkesinin bir bölümünde ayn ve rakip bir krallık kurma iddiası Hititler tarafından desteklenmiştir. Bir süre sonra Hititler ile vasat konumuna düşürülen Mitanni arasında yapılan bir antlaşmada bu olaya da atıfta bulunulmuştur. Tuşratta bir saray entrikası sonucu öldürülmüş, yerine ise Hitit yanlısı oğlu Şattivaza tahta geçirilmiştir.
Eski Babil Devleti'nin ikinci binyıhn ortalarına doğru yıkılışından sonra Güney Mezopotamya Kassit egemenliğiyle tanışırken, Kuzey Suriye ve Kuzey Mezopotamya'da Hurri toplumları, Hint-Avrupa kökenli Mitannili yöneticiler önderliğinde yeni bir devlet kurmuşlardı.
Orta Assur Kralhğı'mn Babil üzerindeki egemenliğinin uzun sürmediği anlaşılmaktadır. Güney Mezopotamya'daki Kassit egemenliği, esas olarak güneydoğudan gelen Elam saldmlarıyla son bulmuştur.
Kuzey Mezopotamya'da Mitanni Krallığı'nın zayıflaması, önceleri Kassitlerin bu yönde yayılmalarını sağlamışsa da aynı bölgeyi kontrol eden Orta Assur Krallığı, Babil merkezli Kassit yayılımına karşı yeni bir tehdit oluşturmuştur. Kısa zamanda kuzeyde denetimi sağlayan Assur krallarından l . Assur-uballit (1365-1330) kendini Babil'e saldıracak kadar güçlü görmüştü. Mitanni Krallığt'nın I. Şalmaneser ( 1274-1245) tarafından yıkılmasından sonra, Assur kralı olan 1 . Tukulti-Ninuna (124+-1208) Babil'e saldınp ele geçirmiş ve kentin baştannsı Marduk'un kendisine adanan tapınağındaki heykelini, kutsal metinlerin yazıldığı tableLleri ve hazinelerini Assur'a taşımışur. Bu olay. tarın Marduk ve Babil kültürünun Assur üzerindeki etkileri hakkında yapılan tartışmaların temelini oluşturur. Gerçekten de Assurlular, Sümerlerle başlayan köklü gelenekleri, kopyaları yapılan kutsal metinleri, fal ve büyü formüllerini büyük ölçüde Babil'den almış, onlan laklit etmiş ve etkisinde kalmıştır.