Risale-i Nur, tarîkat değil hakikattir. Âyât-ı Kur'aniyeden tereşşuh eden bir nurdur. Ne şarkın ulûmundan ve ne de garbın fünunundan alınmış değil. Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın bu zamana mahsus bir i'caz-ı manevîsidir. Menfaat-i şahsiye yoktur.
Kastamonu Lâhikası-188
Her şakirdin vazifesi, yalnız kendi imanını kurtarmak değil belki başkasının imanlarını da muhafaza etmeye mükelleftir. O da hizmete ciddi devam ile olur.
Kastamonu Lâhikası-187
Hem İmam-ı Şafiî'den (ra) rivayet var ki hâlis talebe-i ulûmun rızkına, ben kefalet edebilirim, demiş. Çünkü rızıklarında vüs'at ve bereket olur.
Kastamonu Lâhikası-186