Jessica Peterson dan Cash incelemesi
9/10
·416 syf.··
2026 59. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Cash Bu aralar Kovboy kitaplarına fazla mı ilgi olduğundan ne? Bu ay içerisinde bir sürü kovboy kitabı çıktı. Ve ben bu türü seven biri olaraktan yetişemiyorum kitaplara. Serinin adı Lucky River Ranch. 5-6 erkek kardeş var hepsi de kovboy işi ile ilgileniyor. Kardeşlerin en büyüğü Cash. Adından anlaşılacağı üzere biz bu kitap da Cash'ın hikayesini okuyoruz. Ve aynı zamanda Cash ve diğer kardeşlerinin işlettiği çiftliğin sahibinin kızının hikâyesini okuyoruz. Çiftliğin sahibinin ölmesi ile tek kızı olan Mollie'ye miras kalıyor bu çiftlik. Ama bazı farklı şartlar var bu mirası alabilmek için. Hikayemiz böyle başlıyor. Arka Kapağı: Mollie Luck'ın hayalleri suya düştü... Babamla yıllardır konuşmuyorduk. Ancak tek çocuğu ben olduğum için vefatından sonra devasa çiftliğinin bana kalacak olması şaşırılacak bir durum değildi. Şaşırdığım şey ise koyduğu şarttı. Mirası alabilmem için tam bir yıl boyunca çiftlikte yaşayıp orayı yönetmem gerekiyordu. Altı yaşımdan beri nüfusu bin olan o küçük kasabaya adımımı atmamıştım. Kovboy diyarına geri dönmek asla hayallerim arasında yer almasa da şirketime gereken maddi desteği sağlamak için mirasın şartlarını yerine getirmem gerekiyordu. Planımı altüst eden tek bir engel vardı: Çiftliğin huysuz ustabaşı, Cash Rivers. Her ne kadar mükemmel gözüküyor olsa da bu aksi adam beni burada istemiyordu. İlk görüşte birimizden hoşlanmamıştık. Onu ânında kovmayı düşünsem de, bu işlerde maharetli olduğu için bana çiftlik işlerini öğretmesine ihtiyacım vardı. Geceleri yıldızların altında yaptığımız sohbetler, kasabanın barında ettiğimiz danslar... Her şey öylesine güzel hissettiriyordu ki çiftlikteki bu hayata âşık olmaya başlıyordum. Hatta belki ona da... Dedikleri gibi, kovboylar sadece atları değil kalpleri de
CashJessica Peterson · Artemis Yayınları · 202645 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 00:53
Bitmesini hiç istemediğim, sıcacık ve yüzümde kocaman bir gülümseme bırakan bir kitapla geldim bugün. 🩷 Bekar ebeveyn teması, huysuz x gün ışığı karakter dinamiği ve ilk görüşte başlayan o karşı konulamaz çekimle kalbimi fetheden bir hikâye oldu. Jess ve River arasındaki uyum o kadar güzeldi ki sayfalar akıp gitti. Özellikle River'ın Jess'in kızı Juno ile kurduğu ilişkiye bayıldım. Juno'nun olduğu her sahne kitabın sıcaklığını daha da artırdı. River utangaç ve içine kapanık biri olmasına rağmen Jess'e karşı hislerini saklamayan, duygularını açıkça gösteren bir karakterdi. Jess ise kızını tek başına büyütmeye çalışan, güçlü, ayakları yere sağlam basan bir anneydi. Karakterlerin gelişimini ve birbirlerine yaklaşmalarını okumak çok keyifliydi. Son sayfalarda River bazı şeyleri eline yüzüne bulaştırsa da Jess sayesinde sahip olduğu en değerli şeyleri kaybetmediğini düşünüyorum. Kafa dağıtmalık, tatlı, romantik ve insanın içini ısıtan bir hikâye arıyorsanız bu kitap tam size göre. Ben çok severek okudum ve gözüm kapalı tavsiye ederim. Konusundan kısaca bahsedecek olursam; Jess bekar bir annedir. En yakın arkadaşıyla sürekli gittikleri kafede, her sabah aynı saatte kahvesini almaya gelen ve kendi aralarında "Americano" lakabını taktıkları River'ın aslında bir genetik mühendisi olduğunu öğrenirler. River, insanların genetik uyumlarını analiz ederek eşleşmeler yapan bir uygulama geliştirmiştir. Merakına yenilen Jess, ilk başta bu fikre mesafeli yaklaşsa da kendini sorguladığı bir anda arkadaşının onun adına aldığı test kitini kullanarak tükürük örneğini şirkete gönderir. Sonuçlar geldiğinde ise hayatı tamamen değişir. Çünkü sistem ona %98 oranında uyumlu olduğu bir "Elmas Eşleşme" bulmuştur. Üstelik o kişi, her sabah kahvesini alıp sessizce çıkan River'dan başkası
Ruh Eşi DenklemiChristina Lauren · Yabancı Yayınları · 202676 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
What do we do when things go wrong?
Puan vermedi·88 syf.··
2026 19. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 13:36
Years ago, when I first spotted this book in a stationery shop, I decided to buy it without even flipping through its pages. On the cover, three men were being carried by the river's current toward an unknown destination. The title revealed little more than the image itself: Three Men in a Boat. Where they were going and why remained hidden between the pages. For some reason, I never got around to reading it. The book sat forgotten on a shelf for years, quietly waiting for me. Then one day I picked it up and finally began. Soon, I discovered why these three men had embarked on such a sudden and peculiar boating trip. Tired of their daily routines and convinced that they were suffering from all sorts of illnesses, they believe an adventure will do them good. Instead, the following two weeks prove far more challenging than expected. They can never quite agree on what should be done or how it should be done. They blame one another, make a mess of simple tasks, and seem incapable of catching a break. Jerome narrates all of this with an exaggerated sense of humor and remarkable wit. In the end, the three companions more or less accomplish what they set out to do. By the time they return to dry land, they are rather proud of themselves. But perhaps this book was written not only to amuse, but also to make us reflect. As we accompany these three friends like an invisible fourth passenger, we spend much of the journey wanting to step in and sort things out for them. And yet, when things go wrong in our own lives, what exactly do we do?
Three Men İn a BoatJerome K. Jerome · Literart Yayınları · 20151,025 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 03:51
Elinizde telefonunuzu tutup bu satırları okuyabiliyorsanız, aslında ne kadar büyük bir ayrıcalığın içinde yaşadığınızı bir an durup düşünmelisiniz. İnsan bazen en büyük hapishanesini duvarların arasında değil, kendi bedeninin içinde yaşayabilir mi? İçimdeki Müzik tam da bu sorunun cevabını insanın kalbine dokunarak veriyor. Bu kitabı okurken yalnızca bir hikâyeye tanıklık etmedim; konuşamadığında, hareket edemediğinde, kendini anlatamadığında insanın zihninde nasıl sonsuz bir evren taşıyabildiğini gördüm. Bedenin sınırlandığı yerde düşüncelerin nasıl özgürleştiğini, sesini duyuramayan bir insanın iç dünyasında ne kadar büyük fırtınalar kopabileceğini hissettim. Gün içinde fark etmeden kullandığımız binlerce kelime… Bir cümleyi rahatça kurabilmek, öfkemizi dile getirebilmek, sofraya oturup kendi başımıza yemek yiyebilmek, hatta dert edinebilmek bile aslında görünmez birer nimetmiş. Kitabı okurken insan, sahip olduğu sıradan şeylerin bile ne kadar kıymetli olduğunu fark ediyor. Çünkü bazen “normal” olmak, dünyadaki en büyük zenginlik hâline gelebiliyor. İçimdeki Müzik, okuduğum andan itibaren zihnimde sahne sahne canlanan, her satırında empati duygusunu daha derinden hissettiren bir eser oldu. Karakterlerin her biriyle ayrı bir bağ kurdum; onların kırgınlıklarını, umutlarını ve sessizliklerini içimde taşıdım. Kitap bittiğinde ise geriye yalnızca bir hikâye değil, insan olmaya dair daha derin bir farkındalık kaldı. Kitapta adı geçen ve atmosferini ruhuma işleyen bazı müzikler ise şunlardı: — “Celebration” — “Sisters” — “Take Me Out to the Ball Game” — “Moon River” — “I Want To Hold Your Hand” — “Yesterday” — “Elvira” — “Woodchopper’s Ball” — “So What”
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,7bin okunma
8/10
·312 syf.··
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 15:46
Bir şirket DNA örneğinizden ruh eşinizi bulduğunu iddia etse ne yapardınız? Bu kitap tam da bunun üzerine kurulu. Jessica Davis, istatistik konusunda çok başarılı freelance çalışan bekar bir annedir. Geçimini sağlamak ve kızının ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken aşkı hayatında istemez. Bir gün arkadaşı Fizzy'nin zoruyla genetik eşleştirme yapan bir flört şirketi olan GeneticAlly’ye kit gönderir. Şirket insanların DNA uyumuna göre "ruh eşlerini" bulduğunu iddia etmektedir. Jess’in sonucu ise şirkette bomba etkisi yaratır, çünkü Jess şirketin kurucularından biri olan River Peña ile yüzde 98 uyumludur! Sorun şu ki Jess, River ile daha önce pek çok kez karşılaşmış ve River onda iyi bir izlenim bırakmamıştır. River utangaç, aşırı düzenli ve biraz mesafelidir. Ancak şirketin Jess'e birlikte vakit geçirmeleri karşılığında bir anlaşma teklif etmesiyle işler bambaşka bir boyut kazanır. Kitabı beğendim, ana fikri çok özgün geldi. Daha önce bu tarz bir şey okuduğumu hatırlamıyorum. Jess'in bekar bir anne olmasından, annesiyle sorunlar yaşayıp büyükannesi ve büyükbabası tarafından büyütülmesinden kaynaklı güven sorunları vardı. Ben bunu çok normal buldum ve çok takılmadım. Fizzy çok tatlı, eğlenceli bir arkadaştı. Fazla ısrarcı ama hayatta herkes bir Fizzy ister bence. Jess'in kızı Juno çok tatlıydı. Annesi tam bir baş belası, o kısımlarda Jess'e çok üzüldüm. Büyükbabasının büyükannesine duyduğu aşka da bayıldım. Tek sıkıntı River'ın sonda yaptığı saçmalık olabilir. O biraz olayı soğuttu ama sonu güzel bitti.
Ruh Eşi DenklemiChristina Lauren · Yabancı Yayınları · 202676 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 89. kitabı
Cash ~ Jessica Peterson . Küçük kasaba ve kovboy romantizmi okumayı severleri hemen buraya doğru alabilir miyiz? Öncelikle ÇOK SEVDİM! Ben de bir kovboy istiyorum. Hatta düzeltelim ben de Cash Rivers istiyorum! Babasıyla yıllardır konuşmayan Mollie şimdi vefatının ardından çocukluğunun geçtiği çiftliği ve mirası ona kalacaktı ama beklenmedik şey mirası alabilmek için bir yıl boyunca çiftlikte kalması ve yönetmesiydi. Bu mirası alması şirketi için önemliydi. Hayatından çıkardığı kasaba, kötü ebeveyn ilişkileri ve kaybıyla beraber gelen bazı pişmanlıklarla burada kalmak ve çiftliği yönetmek zor olacaktı. Yönetim demişken orada da Cash devreye giriyor. Çiftlikte ustabaşı olan huysuz adamımız. Aksi ve yakışıklı kovboy mu? Severiz Adamımız bu Şehirli Kız’ı orada istemiyor ve çiftlik için bir tehlike olarak görüyordu. Aykırı çizmeleri ve uyumsuz halleriyle bolca aksice davransa da zamanla gelişen iletişim, çiftliktekiler ve birbirlerine karşı oluşan çekimleriyle soluksuz okudum. Cash başta pislik davranmaya başlasa da çok çabuk çözüldü ve Mollie için yapacaklarının sınırının olmamasına bayıldım. Garrett ile Cash’in bağı da çok özelmiş. Cash’in hem aile hem çiftlik hem Garrett konusundaki bağlılığını okudukça daha çok anlayıp daha çok sevdim. Cash’i dans ederken hayal etmek, at üstünde Mollie’ye sataştığını düşünmek, sohbetler ve keçiyi biberonla besleyen adama bayıldım!! Mollie ile Cash acayip çekici bir çiftti. Onların düşmandan aşka dönüşünü ve alev alev hallerini okumaya bayıldım! Artık ben de Mollie’nin arkadaşı Wheeler gibi düşünüyorum. Kovboy varsa bende varım dostlar! Her detayıyla harika bir yetişkin romantikti. Kesinlikle okumalısınız! Çok acil yeni kovboy kardeşimize de kavuşmamız lazım! Not: Lucky River Çiftliği serisindeki Nal detayı öyle özelmiş ki tam sonunda
CashJessica Peterson · Artemis Yayınları · 202645 okunma