"Mesela, seddi zerayi! O ne demek be? Hâlâ bakmadın mı ulan sözlüğe? Asabım bozuldu yine. Ey yeşil sarıklı ulu hocalar. Görüyor musunuz, bakmamış sözlüğe. Zaten sizde bana bunu anlatmadınız. Niye anlatmadınız. Maaşınızı vermezler diye mi korktunuz. Rızık Allah'tandır diyordunuz hani? Sataşma oğlum Hamza, bir kere de sataşma. Valla büyük bir baskı var üzerimde. Sataşırım. Herkes işini düzgün yapsın, ancak o zaman yatışırım. Önüme gelenle atışırım. Gavurla çatışırım. Nefsimle itişirim. Attırmayın tepemi, elime sopayı alır, sokağın başına otururum. Mahallenin delisi olurum. Herkesi sigaya çekerim. Molla Kasım olurum. Bu akşam ölürüm. Beni kimse tutamaz. Sen bile tutamazsın. Ona göre. "
Sayfa 49·Kitabı okuyor
“Sen hiç kıymet vermezsin belki ama Allah, zerre kadar şeye de kıymet verir. Cenab-ı Hak, gazabını ve rızasını ameller içinde gizlemiştir. Onun için zerre kadar şerden kaçmalı, zerre kadar hayra da koşmalıdır."
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Talak Suresi/2
"...Kim Allah’a gönülden saygı besleyip O’na karşı gelmekten sakınırsa, Allah zorluklar karşısında ona bir çıkış kapısı açar."
Din
Bakara-3: اَلَّذٖینَ یُؤْمِنُونَ بِالْغَیْبِ وَیُقٖیمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ یُنْفِقُونَ ۙ Meali: O (takvâ sahibi) kimseler ki, gayba* (Allah’a, meleklere, âhirete, vahye, Allah’ın takdirine) inanırlar, namazı dosdoğru/gereğine uygun kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de (gereken yerlere Allah için) verirler. * Gayb: Bizim için dünyada akıl, ilim ve duyularla idrak edilemeyip ancak vahiy yoluyla bilinen varlık ve hadiselerdir. Allah, melekler ve âhiret gibi {5} Gayba iman, insanlığın fıtrî bir parçası ve her çağın kaçınılmaz zorunluluğudur. Ancak büyük yanılgı, sapıklık ve zihnî ilkellik içinde bulunan insanlar, hislerinin ve duyu organlarının verilerine göre hareketten ileri geçemezler.{6} Ama insanlık, mânevî gücünü ve rûhî yüceliğini ancak gayba inanmakla devam ettirebilir. Çünkü basit insanlar inandıkları şeyi ancak şekil olarak görmek isterler. Gayba iman, Allah’a iman ve O’nun emirlerine teslimiyetle başlar. Mü’minin birinci vasfı gayba inanmasıdır; aksi halde fâsıklık, münâfıklık veya kâfirlik yerleşir, akıl ve fizik putlaşmış olur. Dipnotlar: Dipnot 5: bk. 31/34 Dipnot 6: bk. 45/24
Kitap Alıntısı
Hûd - Ayet 6 وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِی الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَیَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَاؕ كُلٌّ فٖی كِتَابٍ مُبٖینٍ Yeryüzünde kımıldayan hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah’ın üzerine olmasın. Allah onların halen bulunduğu yeri de emanet olarak konulacağı yeri de bilir; hepsi apaçık kitapta vardır.
Sayfa 221
Din İslam