Müdahane, dünyevi bir çıkar uğruna hakikatten ödün vererek kula yaranma çabasıdır; İslam ahlakında yeri yoktur. İnsanlarla iyi geçinmek olan 'müdara' ile karıştırılmamalıdır. Unutmayın; izzet ve rızık yalnız Allah’ın elindedir, kula yaranmak için hakikati eğip bükmeye değmez."
Uluhiyet tevhidi; kişinin sözlerinde ve fiillerinde Allah'ı (cc) birlemesidir. Kişinin namazında, duasında, kurbanında... Allah'ı birlemesinin adı uluhiyet tevhididir.
Rububiyet tevhidi; kişinin Allah'ı (cc), Allah'ın sıfatlarında/fiillerinde birlemesidir. Yaratmada, rızık vermede, mülkiyette, kâinatın işlerini düzenlemede, emretme ve nehyetmede/kanun yapmada Allah'ı birlemesine rububiyet tevhidi denir.
Rububiyet tevhidi, uluhiyet tevhidinin illetidir. Başka bir ifadeyle; hayatımızda ve çevremizde olan her şeyin sahibi Allah (cc) ise o hâlde hayatımızda olan her şey -özellikle ibadetler- yalnızca O'na ait olmalı, O'na has kılınmalıdır. Uluhiyette Allah'ı birlememizin sebebi, rububiyette Allah'ın bir olmasıdır. Eğer yaratan, rızık veren, işleri düzenleyen Allah (cc) ise ibadette birlenmesi, kendisine dua edilmesi ve hâkimiyet yetkisinin kendisine verilmesi gereken de Allah'tır.
Talak/ 10. Allah onlara (emirlerine muhalefet edenlere) pek çetin bir azap hazırladı. O halde ey iman eden akl-ı selîm sahipleri! Allah'ın emirlerine uygun hareket edin. Çünkü Allah size cidden bir zikir (hayat rehberi Kur'an) indirdi.
Talak/ 3. Ona, tahmin etmediği yerden rızık verir. Kim de Allah'a güvenip dayanırsa O, ona yeter. Şüphesiz ki Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şey için bir ölçü (bir sınır) koymuştur.