Hayatın anlamını sorgulayan bir insan, modernitenin sunduğu anlamın kendisini tatmin etmediğini fark ediyor. Belki bunu açıkça dile getiremiyor ama aslında hissettiği șey bu. Çünkü insan, hayatın manasını arıyor. Sevmek ve sevilmek istiyor. Bu çok önemli bir söz... Demek ki kalbi, gerçek sevgiyi hiç tatmamış. Sevgi yerine menfaati tatmış ama menfaati sevgi sanmıș.
Ruhlarımızı bir çiçekle onarmanın davasındayız. Bir insana baktğınızda asıl mesele onda sonsuz bir ruh görmektir: İçinde bir sonsuzluk saklayan, âlemin özü, haysiyete sahip bir ruh. Ruhunu görebildiğimiz kimseye kötü davranamayız. Ancak sevginin sıcaklığında ruh kendisi olabilir. Ancak muhabbet ile, kaderinizin uykuda olan boyutları uyanır, çiçek açar ve büyür.
İnsan güzelliğin sürgünüdür ve onu bulduğu her yerde sonsuzluk yankılanır. İçimizde hiç bitmeyen bir özlemdir ebediyet. Güzel olan her şey ebediyetten bir parmak bal çalar damağımıza. O yüzden belki de derdimize çare bir çiçektir.