Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Hayatımda tilki tabiatında çok adam tanıdım.” diyecekti yaveri Cevat Abbas’a olup bitenleri anlatırken. “Ama onlardan birinin en tepede olduğunu hiçbir zaman düşünmemiştim.”
“Geliyorlar, paşam,” dedi yaveri Cevat Abbas Bey. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu. “Geliyorlar.”
Mustafa Kemal başını kaldırdı. Gözlerini önündeki manzaradan ayırmadan, sanki karşısına çıkan çakal sürüsünün meydan okuyuşunu kabul etmiş, geri dönmeye asla niyeti olmayan bir aslanın kükreyişi edasıyla, “Mesajınızı aldım, savaş teklifinizi kabul ettim!” dercesine şu yanıtı verdi Cevat Abbas’a :
“Geldikleri gibi giderler!”
Cesetlerin ortasında bir Rum kızı yere eğilmiş hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Vücudu mermilerle, süngülerle, öldükten sonra bile bedenine ateş edilen silahlarca tanınmaz hale gelen Hasan Tahsin’in üzerinde tanınabilen tek şey ceketinin yakasındaki kırmızı karanfildi. Bunu ona son buluşmalarında vermişti Rum kızı.