Uzun süredir yeni bir kitabını beklediğim @akmanbeyazit 'ın Atatürk hakkında bir kitap ile kavuşmak benim için ayır bir mutluluk.
Kitabımızın içeriğine bakacak olursak, Atatürk'ün Selanik'de ki çocukluk dönemi ile başlıyor ve Cumhuriyeti ilanına kadar devam ediyor.
Atatürk ve Ali Rıza Bey 'in orman öyküsündeki meşe palamudu kitabın sonuna o kadar güzel yerleşmişki okumadan anlaşılmaz. Kitabın başındaki babası ile olan bu kısa öykü bile kitabın tadını baştan size sunuyor.
Kitabın içinde tabi ki sadece Atatürk yok. Bir Kurtuluş savaşı içinde yer alan halkın bilindik veya adını çoklukların içinde rahmetle andığımız bir çok kahramanı yer alıyor.
Açık konuşmak gerekirse bu kitabı okurken birçok yerde gözlerim doldu, ağladım. Metroda okurken biraz garip oluyor ama olsun. Hüzünde insana mahsus.
Yazarın kalemi ile tanışmadıysanız bu kitap size farklı bir tad verecektir yok benim gibi tüm kitaplarını okuduysanız yazarın tarzına olan özleminizi bir nebze olsun su serpecektir.
#Atatürk #oqudumbitti #beyazıtakman #kopernikyayınları
#okudumbitti #oku #okudum #kitaptavsiyesi #kitaptanıtımı #kitapyorumu #kurtuluş #kurtuluşsavaşı #lozan #cumhuriyet #çanakkale
Tek kelime ile muhteşem, sürükleyici, bilgi ve tarihi gerçeklerle dolu bir baş yapıt olmuş. Dili, konuların bağlantıları, hikayelerin zamanlamaları, akışı gerçekten çok profesyonelce idi. Zaman zaman ağlattı, zaman zamanda heyecanlandırdı tempo hiç düşmedi. Mustafa Kemale ve Türk milletine bir kez daha hayran kaldım.
Emeklerinize ve kaleminize sağlık. Teşekkürler…
Mutlaka okunması gereken harika bir anlatım. Gözleri dolduran,gururlandıran bir kitap.
Bir liderin nasıl yetiştiği,neleri göze aldığı,nelerden vazgeçtiğinin özeti.
Tarihi roman severler hatta herkes okumalı tarihi saptırmadan kaynaklar çok güzel kullanılarak harika bir eser olmuş. Cumhuriyetin 100. Yılına yakışır Atatürk ü biraz olsun anlamak ve tanımak bu milletin fedakarlığını biraz olsun hissetmek isteyenler için harika. Çok akıcı sanki kafanızın içinde biri size bu hikayeyi okuyormuş gibi en azından bende öyle oldu. Şiddetle tavsiye ediyorum
Beyazıt Akman tüm kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da yaptığı çok yönlü araştırmalar sonucunda, tarihimizin önemli bir dönemini destan tadında anlatmış. Kitabı çoğu zaman göz yaşlarıyla okudum. Bazen ara verip düşünmek, minnetle anmak, anlamak ihtiyacı hissettim. Bu cennet vatanın yalnızca canım Atatürk'üm değil, ona inanan sayısız kahramanın fedakarlıkları sayesinde nasıl bir çıkmazın içinden çıktığını tum iliklerimde hissederek bir kez daha anladım. Bizim atalarımız imkansızı mümkün kılan insanlar. Bunu hiç bir zaman aklımızdan çıkarmamalı, dünümüzde olduğu gibi bugünümüzü ve geleceğimizi Ata'mızın ilkeleri ile gösterdiği hedef doğrultusunda şekillendirmeliyiz. Her dara düştüğümüzde aklımıza Kurtuluş savaşımız ve bu savaştan zaferle çıkan milletimiz gelmeli.
Basta büyük önder Atatürk ve arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimize, gazilerimize, kadınıyla erkeğiyle genciyle çocuğuyla savaşta yer almış bütün atalarıma saygıyla, minnetle...
AtatürkBeyazıt Akman · Kopernik Kitap · 202384 okunma
Kitabın ismine baktığınızda sadece Atatürk ve onun hayatı hakkında yazıldığını düşünebilirsiniz ancak yazarın da bahsettiği gibi; bu hikâyenin baş kahramanı Mustafa Kemal Atatürk olmakla birlikte, Cumhuriyet yolunda ki önemli yedi günü gerçeklikten sapmadan ve güçlü bir olay örgüsü şeklinde bize sunmakta, Cumhuriyetin kumandanları, Hasan Tahsin, Şerife Bacı, Enver Paşa, Lloyd George, Townshend, Sykes, Picot ...
ve daha bir sürü güçlü karakteri de içerisinde barındıran, vatan kavramının önemini etkili bir şekilde anlatan, olayları okurken adeta yaşatan etkili bir üslupla yazılmış olan bu eser herkesin okuması gereken kitaplar arasında.
Beyazıt Akman Cumhuriyetin 100. Yılına özel Atatürk biyografisi kaleme almış. Öncelikle çok beğendiğimi söyleyebilirim. Her Türk gencinin okuması gereken son derece akıcı bir kitap. Özellikle yabancı gazetecilerin Atatürk ile yapmış oldukları mülakatlar dikkat çekiyor kitapda. Ayrıca Atatürk"ün çocukluk yılları çok ilgi çekici bir şekilde anlatılıyor. Milletlere böyle liderlerin gelmesi çok nadirdir. Atatürk'de o nadir liderlerden birisi. Ruhun şad olsun Paşam. Nur içinde yat. Emanetin emanetimizdir.
#okudumbitti #beyazıtakman #Atatürk
Mustafa Kemal ‘in ormanda babasıyla yaşadığı o kurt sahnesi, unutulmazdı. Gözümde öyle net canlandı ki, gerçekti ve ordaydım sanki..
.
1845-1852 arası İrlanda kıtlık yıllarında Osmanlı’dan gelen yardımlara minnet duymuşlar mı acaba gerçekten de, Çanakkalede boğazımıza çökmeye çalışan İrlandalı askerler..
.
Sykes- Picot gizli antlaşmasıyla topraklarımızı paylaşmaya yeltenen bu iki kıt akıllıya dair uzun bir bölüm yazmış. Psikolojik, kültürel, felsefik tahlillerle anlatmış bu çok bilmiş ahmakları.
.
Çanakkale Cephe’si, harika bir dille anlatılmış. Bir destana da bu yakışırdı zaten..
.
İsmet Paşa’nın Lozan’da maruz kaldığı kötülüklerle mücadelesini gururla okudum. Sandalye krizini çözmüş, Türkçe’yi antlaşma dilleri arasına yazdırmış, kaldığı otele napıp edip bayrağımızı astırmış.
.
Dünya harbinde aynı safta olmamıza rağmen Kudüs İngilizlerin eline geçince Viyana ve Almanya’da sokağa dökülüp kutlama yapan katolikleri Mehmet Akif’in notlarından anılarından aktarmış.
Kudüs Türklerin , Müslümanların olmasın da isterse canımıza okuyan ama yine de dindaşımız olan İngilizlerin eline geçsin! İşte bu haçlı ruhuydu.
.
Hikayeye başlarken toprakla buluşturduğu meşe palamudu, bulmuştu Mustafa Kemal’i. İşte bu efsanevi hikayedeki en dokunaklı sahnelerden biriyle son buldu bu şahane okuma.
Rahmet olsun.
Bin kez daha..
AtatürkBeyazıt Akman · Kopernik Kitap · 202384 okunma
Tarihi roman havasında Kurtuluş Savașı öncesi ve sonrasında yedi günün hikayesi var. Kitabın girişinde yabancı gazetecinin araştırması üzerine yazılanlar biraz abartı mı acaba diye düşünmedim değil. Yazar bu olayların tamamen kaynaklarda geçen aslına uygun anlatımlar olduğunu belirtmiş.. Hikayelerin kurguları çok can alıcı olmuş... "Türk toprakları Türklerden başka herkes tarafından paylașılır olmuș, Türkler kendi yurtlarında kenarda köșede misafir konumuna düşmüşlerdi." Öte yandan "Ben size Taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar gelebilir." diyen ve cepheden cepheye ön saflarda koşturarak giden bir adamın lehine tarafım. İsteyen istediği gibi düşünsün. Bunları atlayarak bir adamı KARALAYAMAZSINIZ... Her zaman minnetle..
Beyazıt Akman, 1981, Kastamonu doğumlu. Amerika'da Illinois State Üniversitesi'nde Batı edebiyatında İslam algısı ve Türkler üzerine doktorasına devam ediyor.
İngiliz Dili Eğitimi üzerine olan lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesinde bitirdi. Üniversite ikincisi olarak yüksek şerefle mezun oldu. 2004te Fulbright Bursiyeri olarak Amerikaya gitti. 2006da İngiliz edebiyatı master derecesini aldı ve Illinois State Üniversitesinde doktoraya başladı. Aynı üniversitede halen İngiliz edebiyatı ve İslam üzerine ders veriyor. Shakespeare ve Daniel Defoeda Türk imgesi ve Osmanlılar hakkında uluslararası akademik dergilerde makaleleri bulunan yazar Amerikada pekçok konferansta bildiriler de sundu. Varlık, Kitap-lık, ve Adam Öykü gibi dergilerde öyküleri, Vatan, Radikal ve Sabah gazetelerinde yazıları yayınladı, 2003 Yaşar Nabi Yanır Gençlik Ödüllerinde Dikkate Değer Öykücü olarak değerlendirildi.
Akman, İmparatorluk serisine Amerikada; üniversite kütüphanelerindeki kaynaklarla birlikte yerli ve yabancı yüzü aşkın eseri inceleyerek, doktora çalışmalarıyla ilintili beş yıllık bir araştırmanın ardından başlamıştır. Dünyanın İlk Günü adlı 700 sayfalık eser yazarın ilk romanıdır.
Yazar, 2010 yılında Washington'daki dünyaca ünlü, kütüphaneler ve müzeler kompleksi olan Smithsonian Enstitüsü'ne "Batı'daki Türk ve İslam algısı" adlı araştırmasıyla özel araştırmacı olarak kabul edildi.