Anadolu’nun büyük mutasavvıf şairi Yunus Emre’nin hayatını ve manevi yolculuğunu anlatan tarihi ve tasavvufi bir romandır.
Roman, 13. yüzyıl Anadolu’sunda yaşanan zor dönemlerde başlar.
Moğol istilaları, kıtlık ve savaşlar halkı büyük sıkıntılara sürüklemiştir.
Bu karmaşa içinde yaşayan Yunus, başlangıçta sıradan bir köylüdür.
Halkın çektiği açlık ve yoksulluk onu derinden etkiler.
Bir gün kıtlık zamanında yardım istemek için Hacı Bektaş-ı Veli’nin dergâhına gider.
Yunus başlangıçta buğday ister; ancak daha sonra buğday yerine manevi ilim ve hikmeti seçmesi gerektiğini fark eder.
Bu olay onun hayatının dönüm noktası olur.
Yunus daha sonra Tapduk Emre’nin dergâhına girer ve uzun yıllar boyunca hizmet eder.
Sabır, tevazu ve aşk yolunda büyük bir eğitimden geçer.
Odun taşıması, dergâha hizmet etmesi gibi görevlerle nefsini terbiye eder.
Zamanla Yunus Emre, ilahi aşkı keşfeder.
Şiirleriyle Allah sevgisini, insanın özündeki iyiliği ve hoşgörüyü anlatmaya başlar.
Böylece Yunus Emre, Anadolu’nun en büyük tasavvuf şairlerinden biri haline gelir.
Kısacası:
Yunus Emre’nin sıradan bir insanken sabır, hizmet ve aşk sayesinde nasıl büyük bir gönül insanına dönüştüğünü anlatan etkileyici bir tasavvuf hikâyesidir.
Osman Kuruluş kitabının içinde bulunan "Yunus Emre" bölümleri birleştirilip kitap hâline getirilmiş. Yazarın tarzı güzel. Dili sade ve akıcı. Konular ilgi çekici. Kitap kendini okuttu yani. Kahraman bakış açısıyla yazılmış.
Keşke daha kalın bir kitap olsaymış dedirten cinsten.
Kitaptadaki güzel sözler "Herkesi mutlu edemezsin, çünkü sen pizza değilsin." cinsinden kanser eden sözlerden değildi. Güzel düşünülmüş, içinde yaşanmışlık barındıran, içime içime işleyen çok güzel sözler vardı. Kıssadan hisseler, çobanların, mezarcıların, müderrisin hayat felsefeleri, Allah'ı tanımaları ve kanıtları öyle güzeldi ki... 88 sayfa olmasına rağmen çok daha hacimli bir kitaptı. Tekrar tekrar okunabilir.
Beyazıt Akman'dan okuduğum ilk eser. Keşke yazarın eserleriyle daha önceden tanışsaydım. Kitap bittikten sonra hem çok mutlu oldum hem de daha önce okumadığım için gerçekten üzüldüm.
Ben YunusBeyazıt Akman · Kopernik Kitap · 2019557 okunma
TRT'nin yayınladığı (çok önceden tabi) Yunus Emre dizisini izledikten sonra üstüne bu kitabı okumak baya zevkliydi.Kesinlikle izlemediyseniz izlemenizi tavsiye ederim.
Beni en çok etkileyen olay Taptuk Şeyhi herkesten bir demet çiçek istediğinde Yunus Emre tek bir papatya getiriyor.Sebebini sorunca da hepsi Allah'ı zikrediyordu sadece bu papatya ben dünyaya daldım,zikri unuttum kopar beni deyince onu aldım diyor.Sadece bu olayda bile birden fazla hikmet var.
Kitap kısa ve öz şekilde hayatını anlatmış.Okumanızı tavsiye ederim.
Ben YunusBeyazıt Akman · Kopernik Kitap · 2019557 okunma
Merhaba sevgili kitapseverler
Bu Yunus Emre'nin hayatını ve felsefesini anlatan, çabucak okunabilecek, dili sade bir roman.
Çocukluğundan başlayıp kırk yıl boyunca şeyhi Taptuk Emre'nin dergâhında odun taşıdığı zamana ve dergâhtan ayrılışına kadarki yıllar içinde yaşadığı olaylar, karşılaştığı insanlar kısa anekdotlarla anlatılmış.
Ben severek okudum. Sizlere de öneririm.
Nazar kıldığım şu dünya, kurulmuş bir tuzağa, işlediğim günahların her biri bir dağa benzer. Ne koca dağlar aştım da bir nefsimi aşamadım! Ne doymak bilir o, ne de susmak! Bir garip ölmüş derler, üç günden sonra duyarlar, soğuk su ile yıkarlar, işte öyle bir garibim. Azrail alır canımız, kurur damarda kanımız, kefenimi saranlara selam olsun.
Her yaş grubundan herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap oldu. Kâinat, ilim, bilim, yaratılış, iman gibi konular, beraberinde onları destekleyen kıssalarla o kadar güzel ve akıcı bir şekilde anlatılmış ki okuduğunuz sadece Yunus Emre'nin yolculuğu değil. Çoğu yerde, kitaptaki karakterlere hayran kaldım. Velhasıl, tekrar tekrar okunacak ve üzerine düşünülecek bir eser olmuş. İyi okumalar.
Ben YunusBeyazıt Akman · Kopernik Kitap · 2019557 okunma
Değerli bir kitap dostu olan Zeyneb Öztürk ın gönlünden süzülüp bana ulaşan bu kitap bir çok şeyi hatırlamama ve idrak etmeme vesile olup gönlümü ferahlattı. Varolsun sağ olsun inşaAllah
Yunus olmak kolay değil Vesselâm...
Karınca olmakta...
Aslında zor olan kul olmakta...
Nefsine hükmet kulluğa hürmet.
Ben YunusBeyazıt Akman · Kopernik Kitap · 2019557 okunma
Ne yazık ki Yunus Emre'yi sadece Türkçe'mizin en güzel örneği diye tanırdım ortaokul sıralarında. Fakat bilmezdim ki nefsiyle mücadelede de bizden öndeymiş o. Yanmış tutuşmuş, biçare olmuş. Kalbi diline vurmuşta asırlarca şiirleri konuşulmuş. Yunus Emre'yi anlatan birçok kitap türleri okumuştum roman vs. Fakat bir gün kitap mağazasına gidince gözüme bu kitap çarptı. Dalmış gitmişim zaten. Ve dayanamayıp aldım. Aşka gelip daha iyi okuyabilmek için uygun bir zaman dilimini seçtim kendime göre. Nasıl güzel nasıl içime dokundu anlatamam. Zaten Yunus Emre anlatılmaz ki, anlaşılması gerekir. Resmen kendimi 13.yüzyılın içinde buldum. Hacı Bektaş Veli'yi bilmek istedim zaman zaman. Bazende Taptuk Emre'nin sohbetine mazhar olmak istedim. Madde aleminden mana diyarına nasıl gidilir tatmak istedim. 40 yıllık yanıp tutuşmanın, külden güle dönmenin aşamalarını seyrettim. Diyeceğim o ki alıp okuyun. Hadi selametle..
Sekiz asır önceaind3n günümüze yankılanan bir sesin kendini ve kainatı keşfi...
Yunus Emre'nin Çocukluğundan başlayıp Hacı Bektaş'ın dergahına, oradan Taptuk Şeyh'in kapısına uzanan yarı masalsı, yau efsanevi, ama hepten hakiki, hakikatin peşindeki yolculuğu...
Yunus Emre'nin Bir gün bir çobanla, bir gün bir alimle, bazen de bir mezarcıyla karşılaşmasının sırlı hikayesi....
Ben YunusBeyazıt Akman · Kopernik Kitap · 2019557 okunma
Beyazıt Akman, 1981, Kastamonu doğumlu. Amerika'da Illinois State Üniversitesi'nde Batı edebiyatında İslam algısı ve Türkler üzerine doktorasına devam ediyor.
İngiliz Dili Eğitimi üzerine olan lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesinde bitirdi. Üniversite ikincisi olarak yüksek şerefle mezun oldu. 2004te Fulbright Bursiyeri olarak Amerikaya gitti. 2006da İngiliz edebiyatı master derecesini aldı ve Illinois State Üniversitesinde doktoraya başladı. Aynı üniversitede halen İngiliz edebiyatı ve İslam üzerine ders veriyor. Shakespeare ve Daniel Defoeda Türk imgesi ve Osmanlılar hakkında uluslararası akademik dergilerde makaleleri bulunan yazar Amerikada pekçok konferansta bildiriler de sundu. Varlık, Kitap-lık, ve Adam Öykü gibi dergilerde öyküleri, Vatan, Radikal ve Sabah gazetelerinde yazıları yayınladı, 2003 Yaşar Nabi Yanır Gençlik Ödüllerinde Dikkate Değer Öykücü olarak değerlendirildi.
Akman, İmparatorluk serisine Amerikada; üniversite kütüphanelerindeki kaynaklarla birlikte yerli ve yabancı yüzü aşkın eseri inceleyerek, doktora çalışmalarıyla ilintili beş yıllık bir araştırmanın ardından başlamıştır. Dünyanın İlk Günü adlı 700 sayfalık eser yazarın ilk romanıdır.
Yazar, 2010 yılında Washington'daki dünyaca ünlü, kütüphaneler ve müzeler kompleksi olan Smithsonian Enstitüsü'ne "Batı'daki Türk ve İslam algısı" adlı araştırmasıyla özel araştırmacı olarak kabul edildi.