Jose Saramago'nun dilinden etkileyici bir distopya; Körlük
Hikaye, direksiyon başındaki bir adamın aniden kör olmasıyla başlıyor ve durumun tüm şehir sakinlerine bulaşmasıyla devam ediyor.
Bu eserde, salgın hastalık gibi yayılan beyaz körlük ile toplumun ne kadar dağılabildiğini, ahlaki değerlerin nasıl hiçe sayıldığını, kaosun nasıl hüküm sürdüğünü, etik değerlerin nasıl çöktüğünü okuyoruz. Ayrıca kendi adıma şunu söylemeliyim, içinde bulunduğumuz salgın hastalık sürecinin vermiş olduğu hissiyat ve tedirginlik ile bu kitabı okumak çok farklıydı.
Distopya eserlerin günümüz dünyasını anlatmaya bu kadar çok yaklaşmış olması eserleri okurken büyük bir duygu yoğunluğunu beraberinde getiriyor.
Yazardan okuduğun ilk kitap olaması sebebiyle ilk sayfalarda yazarın kendine has yazım şeklini okumakta zorlandığımı da belirtebilirim.