Kapıcı, aslında bir paralı askerdi.Bundan başka bir şey olması düşünülebilir miydi? Sağlam yapısı, gür, kulakları sağır edici sesi, paraya tapışı, kadınların önünde bile kırılmayan delice cesareti, olur olmaz böbürlenmesi- evet bunların tümü ancak paralı askerlerde rastlanılan niteliklerdi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dayak atmak başlı başına bir sanattır aslında; bunu bilir, bunu söylerim. Dayağın nasıl atılacağını öğrenmek gerek. Sözgelimi bir arkadaşım yumruğunu hemen karşısındakinin karın boşluğuna indirir.Yumruğu yiyen yere yığılır, bilincini yitirir ve artık bir şey duymaz olur.Arkadaşıma bakarsanız, yerde yatan hiç kıpırdayamayacağından, kendisine rahat rahat dayak atılabilir.Oysa yiyen bir şey duymadıktan sonra, dayağı ne yapayım? Baygın insana, nasılsa duymayacağı için, el kaldırmam. Oysa asıl önemli olan, bir erkeğin, karşısındakini hiç bayıltmadan dövmeyi öğrenmesidir.Ancak buna dövmek derim ben.
Delilere ilişkin tasarımı kabataslak ve yalındı.Onları en çelişkili davranışlarda bulunan ama her şeyi aynı sözlerle anlatan insanlar olarak tanımlıyordu.
Ne kadar büyük adaletsizlik diye düşündü.Ağzımı istediğim zaman ve istediğim sıkılıkta kapayabiliyorum. Oysa bu denli iyi korunmuş bu organın görevi nedir? Yalnızca besinlerin vücuda girmesine yardım etmek.Buna karşılık, kulaklar her türlü saldırıya açık