Sadece Tanrı'ya inandığım anlarda yaşamış olduğumu hatırladım. Bu, geçmişte nasılsa, bugün de öyleydi. Yaşamak için Tanrı'nın varlığının farkında olmaya ihtiyaç duyuyordum. O'nu unutmaya, ya da onu inkâr etmeye göreyim; ölüyordum...
Elvira, ağlamak istediği zaman gözyaşlarının akmasına engel olmaması gerektiğini de öğretmişti ona. İnsanın gözyaşlarına engel olması, çektiği acıya saygısızlıktı çünkü.
"Çünkü insanların çoğunun dinlemeyi bilmediğini keşfettim bir zamanlar. Çocukluğumdan beri farkındaydım bunun aslında. Biliyor musun Tanya, karşılıklı konuştuğumuzu zannettiğimiz insanların birçoğu aslında sıranın kendilerine gelmesini bekler. Yani seni dinlemezler.
Nasılsın dediklerinde bile, aslında kendilerinin nasıl olduğunu anlatmak isterler. Merak ettikleri senin nasıl olduğun değildir yani. Dün zehirlendim desen, onlar da bilmem hangi tarihte zehirlendiklerini anlatırlar bütün teferruatıyla."