ravzanur kantar

Oysa biraz hırslarımızdan arınabilseydik, birazcık egomuzu törpüleyebilseydik dünya hepimiz için daha yaşanılası bir yer olabilirdi. Aldığımız her yaşta olduğu gibi bize bahşedilen her ânda da bir ödevimiz var. Yaşadığımız sürece böyle olacak. Bu şuuru kaybettiğimizde sinsice kalbimize sızan kötülüklere iyi kılıflar bularak dengeyi bozmuş olacağız.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tatsızdır reçeteyle yapılan yemekler, ancak birkaç tecrübeden sonra ruhunu ona akıttığında lezzetine varırsın. Yaşamanın da bir tarifi yoktur. O da ancak ruhunla hissederek yapabileceğin bir iştir.
"Ruhlarımızın çok eski zamanlardan beri birbirini tanıdığını biliyorum canım. Buna inanıyorum. Ve biliyor musun seni beklerken bu kadar çok konuşmak zorunda kalacağımızı asla tahmin etmemiştim. İnsanların konuşarak anlaştığı koca bir yalandır çünkü. Konuşarak anlaşma dediğin şey işin o kadar az bir kısmıdır ki, olmasa da olur diyeceğim hani, ama yanlış anlayacaksın... İnsanlar, birbirlerinin kalplerinden geçenleri hissederek anlaşırlar."
O zamandan geriye sadece puslu hatıralar kaldı. En azından bugün sanki bir başkasından ya da eski bir hayattan bahsediyormuş gibi anlatabiliyor, gülebiliyorum. İyileştiğimi kanıtlamaz mı bu?
Gelmemenin bir vakti yoktur. İnsan coşkuyla beklerken ne kadar zaman geçerse, o büyük günün yaklaştığına o kadar inanır. Bir yıl mı geçmiş? Ne yapalım, dersiniz, hazırlanması en az bir yıl sürerdi zaten... İki yıl mı geç miş? Gelmesinin eli kulağındadır...