ravzanur kantar

Bir de iyice şartlanmış bir aydın tabaka var ki, onlar, tarihimize, edebiyatımıza ve dinimize yalnız alakasız değil, adeta düşman gibi davranmayı marifet sayıyorlar.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Reklam
Emr-i bi'l-ma'rûf imiş ihvân-ı İslâm'ın işi; Nehy edermiş, bir fenalık görse, kardeş kardeşi.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Gazali diyor ki: "Evet, ölüme mahkûm olduğu için, her şey boştur. Bu cihanın kâşanesi kum üstüne yapılmıştır. Mazi ve istikbal, taraf taraf uçurumdur." "Hararet ve su, benim yatağım ve yastığımdır: yanmak ve boğulmak. İşte benim ayinim!"
Sayfa 132·Kitabı okudu
Çok şaştı. İçinde gayet uzun bir zamanın hatırası vardı. Senelerden beri devam etmiş felâketlerin ağır tesiri altında idi. Hepsi dokuz on günden mi ibaret? Bu zaman içinde ne oldu? Bayıldığı günden başka bir şey hatırlamıyor. Peki, felâket nedir? Hiç. Ruhun üstünde mahiyeti olmayan bir tazyik. Nedir? Hiç, bir kâbus.
Sayfa 128·Kitabı okudu