Varsın doğmasın güneş
Özgürlük esir alınmış yurtsuz bir zindan
Yaralı bir dil
Yaşamımla yargılanan hayat
Cudi Dağı'nda yükselen bir çığlık gibi
Şiirlerimi yüreğime gömüp
Kederlerimi avuçlarıma alıp gidiyorum
Fırtınaların olmadığı, lekesiz akşamların yemyeşil bozkırlarında
Kar beyaz papatyalar iliştirip duvarlara
Her gün
Çocuk gülüşlerin boy verdiği
Sorgusuz, sualsiz bir dünyaya
Med Reşîyan
Di bajarên xeyalên wan hatine kuştin de me evîn ji bîr kir
Êdî tav nade cihê tu ne lê be
Dar bêpel û stran lal
Çi dema ez ji evîne re helbestekê binivîsim
Çûkên mirî dikevin li nav axê
Med Reşîyan
Kim bilir belki bir akşamüstü
Kekik kokar ıslak sonbaharların eteğinde düşlerin
Eylül de çekilir karanlık kuytulara
Güneş gibi doğarsın gecenin ayazına
Sevdaya dokunur ellerin gelincik şafağında
Kuş sesi gibi,
Çocuk gülümseyişleri gibi dökülürsün mavinin ufkuna
Bahar olursun belki
Salkım söğüt dağlarda
Med Reşîyan
Beni arama buralarda
Sensiz yitirdi güzelliğini bu şehir
Ne ağaçlarda yaprak ne dallarda kiraz
İyi değilim anlayacağın
Her gün yüreğimi avuçlarıma alıp susuyorum
Puslanan bir bulut gibi soluklaşıyor her şey
Med Reşîyan