Yeryüzünde bakan göz için benzersiz güzellikler vardır. Yeşillik kaplı dağlar, o dağlardan akan gür ırmaklar, dağ tepelerinde oluşan göller insanın içini kıpır kıpır eden varlıklardır. Ruhuyla güzellikleri hissedebilen hangi insan bu güzelliklere kayıtsız kalabilir?
Ey yiğit evlat! Senin ne istediğini ve ne aradığını biliyorum. Sen ne kadar arasan tarasan, gayret edip çalışsan, ne yazık ki dünyanın hali böyledir. Bu böyle gelmiş böyle gider; yani canlı olan bir gün mutlaka ölür. Dünyada kalıcı olan ve kalanlara anılacak olan tek şey iyiliktir.
Eski düşmandan dost ve akraba olmaz! Memleketin küçük bir taşını dahi yabancılara vermemek gerekir! Bir taşın gitmesi bile felaketlere neden olur. Vatanın bir çakılını dahi küçük görmemek gerekir.
Güzel huylarla donanmış, yüce ahlaklı ve erdemli çocuklar işte böyle olurlar. Böyle anne babalarına saygı gösterirler. Bizim güzel çocuklarımız, bahtınız açık, şansınız bol, ömrünüz uzun olsun.
Bu yurdun kıymetini bilin, aranızda birlik olun, düşmana fırsat vermeyin. Yay gibi gergin, ok gibi doğru olmazsanız dostlarınızı çok aglatırsınız. Size ve ulusuma iki töre bırakıyorum.
Birincisi, töre konuşunca Han susar yani yasalar her şeyin üstündedir.
İkincisi, ilinize(ülkenize, topraklarınıza), dilinize (Türkçenize), belinize(soyunuza) sahip olun!