Bugün öldüm! kaç kere öldüm bilmiyorum.
Ölmek öldürülmekten daha derin bir acı
Çünkü ölmek, kendi eylem ve eylemsizliğinden doğar.
Oysa öldürülmek ötekiden gelen.
Bugün öldüm,
Çok öldüm,
Koştum ve öldüm,
Yaşamaktan öldüm biliyor musunuz ?
Yüzdüm yüzdüm büyüdüm bir balık gibi. Yoruldum, acıktım…
Uzandım fırından çıkmış taze ekmeğe,
açtım.
açlığın şehvetli saldırganlığıyla saldırdım, yedim.
O taze kan kokusunun dehşetliğiyle.
Önce derin bir acı sardı;
çeneme, bedenime ve özgürlüğüme,
denizlerde yüzme özgürlüğüme…
açlık şehvetiydi esir eden o kancaya.
Acı çekiyor, itilip kakılıyorum güneşe ve oksijene ve sudan uzağa.
Ölmek sudan kesilmektir, değil acı çekmek.
Oysa acıyı hissediyorum, Sonrası mı ölmek olacak.
Bakmayın ölmeyi tarifime, bilmem ki ölüm nedir!
Siz biliyor musunuz ölümü bayım?
Bir böcek olmanın talihsizliği mi, yoksa savrulan yaprak olmanın talihsizliği mi? Ölüyorum.