eren

eren
@roda
İlahi armağan daha yüksek kudretli bir güçten değil, kendi zihnimizden doğar, gelir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kendim olamadığım yaşamımda kim olacağım. Kim olmayı reddettiğim düşüncesinden sonra olduğum kişi kim!
Aklını sağaltma çabalarında olma gerekliliğini kim uydurdu… ne şanslıyım ki umursamıyorum hepinizi… galiba kendimi kandırıyorum. Beynimi kemiren kapının tıkırsı zihnime ilişme çabasına girdiği esnada, dışarda sert bir rüzgar ağaç yapraklarını savrulma gayesiyle ürpertici bir uğultu ile beni kendine çağırıyor. Neden bu düşüncelere kapılıyorum.bulunduğum odada halı ve halının üstüne giydirilmiş krem desenli bir örtü. Tam orta yerinde kırışıklık; bakınca uzakta kıvrık tepelerin görüntüsü gözlerimde beliriyor. Tepelerin birinde yaşamak için işi kendine amaç edinmiş karıncanın biri bir şeyleri parçalanma heyecanıyla gözlemliyor etrafı. Düşünüyorum bir karınca saldırısıyla parçalanmışlığımdan tüm odayı sararsa…
Açım. Açlık be acayip bir şey. Metabolik reaksiyon vücudu sarınca işlevsizliğim ayaklarıma vuruyor. Hareket alanım gittikçe darlaşınca kendi kabuğuma çekilecek alana hapsoluyorum. Her insanın deli doğduğu metaforunu ileri süren s. Becket’r hayranlığım başlıyor. İnsan düzleminde evrilen yaşam modüllerinden kaçışım ve deliliğe sığınışım …. İnsan özgür iradesinin sakatlandığı yaşam formundan soyutlanıyorum galiba. Evet ! ne demiştim metabolik reaksiyon! Aslında doğanın da insan gibi sürekli bir yaşamı dayattığının bilincine varıyorum. Temelde açlık hissiyatı doğanın kendi sistemine ayak uydurmasını sağlayan propagandatik bir bilinçdışı eylemidir. Tefekkürde yokluk beden de yokluk.
Ölmeyi istemiyorum, ancak hep doğmamış olmayı diliyorum. Bu ne tutarsızlık… yaşam en güçlüyü dahi alaşağı ediyorken yaşama tutkum da neyin nesi