Halep’te akan kan, yalnızca bir kentin değil, insanlığın yüzüne çarpan tokattır.
Rojava’dan bakınca görünen şudur:
Katliamın faili kadar, susanlar da suç ortağıdır. Bombayı atan el kadar, gözünü kapatan göz de bu suçun içindedir.
Bugün Halep’te çocuklar ölürken, büyük laflar edenlerin dili tutulmuşsa; “adalet”, “ümmet”, “kardeşlik” kelimeleri yalnızca kürsü süsü olarak kalmıştır.
Zulüm İsrail’den gelince bağıran, başkası yapınca üç maymunu oynayan bir ahlak, ahlak değildir.
Rojava’nın hafızası uzundur. Kim katletti, kim sustu, kim alkışladı
hepsi yazılıyor. Tarih, katilleri olduğu kadar korkakları da affetmez. Halep’te dökülen kan, bir gün mutlaka hesabını sorar; çünkü adalet gecikir ama kaybolmaz.
Sessizlik tarafsızlık değildir. Sessizlik, zalimin safında durmaktır.