Rojava… Bölünmüş bir büyük ülkenin, dördüncü küçük parçası. Bu küçük toprak parçasının üstünde tüten savaş dumanları, oradaki gerçeği görmemize engel değil. Aslında en önemli olan da tüten bu dumanlar ve savaş illüzyonuna dönmüş şartlar altında gerçeği görebilmekte. Yani ezen sınıflar karşısındaki ezilenler gerçeğini ve gücünü… Bugün bu gerçeği görmek, bütün özgürlükler mücadelesi yürütenlerin sorunu ve görevi.
Doğal olarak ben konuyu enternasyonalist devrimci sosyalist hareketin penceresinden değerlendireceğim.
Bu aynı zamanda gerekli. Çünkü, Rojava’nın sadece Rojava olmadığını, en çok kendisine sol, devrimci, sosyalist
diyenler tartışmak ve bilince çıkarmak durumunda. Aslında devrimcilik tarih boyunca ve teorik olarak hayatın ve sınıf mücadelelerinin içindeki gerçeği görmek, ona dokunmak ve dönüştürmektir.
Rojava-Demokratik-Halk-Devrimi
-Figen Yüksekdağ