Bazı hikâyeler bir sonla değil, bir kayıpla başlar…
Arya, ardında sessiz bir vedayla giderken, küçük kızı Hazan’a bir ışık bırakır — acının içinden filizlenen bir umut gibi.
Yıllar sonra o ışık, bir yabancının gelişiyle yeniden yanar: Roza.
Ve Hazan, annesinin ölümünü değil, miras bıraktığı gücü anlamaya başlar.
Bir annenin sessiz duası, bir kızın yeniden doğuşu ve kayıplardan yeşeren bir hayat…
“Hazan Güneşi” kalbin en kırık yerinden içeri sızıyor, okurunu kendi yaralarıyla yüzleştiriyor.