Fazlasıyla yalın bir dil kullanılmıştı kitap da. Hatta kitabı ben yazmışım gibi hissettiğim oldu :) yani o kadar çok 'aa aynı benim gibi' dedirttiriyor idi bazı cümleler. efsaneydi. severek okudum.
Tanıdığım en güzel insanlar yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi ve kaybı yaşamış, diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş insanlardır. Bu insanlar yaşama karşı geliştirdikleri kendine has anlayış, şefkat ve nezaketle doludurlar. Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar, onlar oluşurlar.
Sözcüklerin, vicdanı özü olmayacak kadar yaralı olduğu bir yerden, içimde biriken kusma isteğinden ve kusamamaktan yorgun, birkaç dilek, birkaç gönül rahatlatıcı şey düşünmeye çalışıyorum. Olmuyor.
Hayatın bittiği yerde nasıl durulur bilmiyorum.
Gururlu mu, cesaretsiz mi, yeniden doğacak gibi hırslı mı, öfkeli mi? Nasıl durulur, durulursa ilk ne söylenir bilmiyorum. Bildiğim içimizde insanlık dileyen büyük bir parçanın yıllar boyunca yaralı ve kimsesiz kalacağı. Nefretin ve sevginin ötesinde, anlamsızlığın ortasında kalem uçlarına paslı iğnelerle dikilmiş yüzümüze bakıyorum. Bu nasıl yazılır? Bu suç mahallinde unutulan umudu nasıl dile getireceğim.
Hangi küreklerle, hangi toprağa gömeceğim bunca cesedi.