Öyle anlar olur ki, boşlukta hissederiz kendimizi
—oysa bir yanılgıdır bu: Çünkü, aslında, zaten,
sürekli boşluktayızdır da, ancak belirli anlarda
—arada bir— hissederiz bunu: olup-biten,
boşluğa 'düşmemiz' değil, boşluktalığımızı
duymamızdır; çünkü, duysak da duymasak da,
zaten, boşluktayızdır...
Boşluğa düşmeyiz, düşemeyiz hiç
—çünkü, boşluktayızdır zaten...