-Yaşadığımı göremiyordum.
.
.
-Bedenim, dışarıdan baktığımda, benim için düşsel bir görüntü gibiydi; yaşamayı bilmeyen, biri onu alsın diye orada bekleyen bir şey.
Hiçbir şeyi tanımıyordu, kendini de tanımıyordu; yaşamış olmak için yaşıyordu, yaşamayı bilmiyordu; yüreği çarpıyordu, bunu bilmiyordu; soluk alıyordu, bunu bilmiyordu; göz kapaklarını kıpırdatıyordu, ama bunun ayrımında değildi.