Gün Doğumu Spoi
"Peki ya ben senin yokluğuna nasıl dayanacağım, ben sensiz nasıl yaşayacağım Gün Işığım?" Ağlamaklı sesi ve dolu gözleri beni kahrediyordu ama bu engelleyebileceğim bir şey değildi. Keşke normal olsaydım. "Zaman," dedim ve ağlamamak için kendime bir nefes molası verdim. "her şeyin ilacıdır." Ağlayarak kafasını iki yana salladı. "Zaman hiçbir şeyin ilacı falan değildir. Zaman yarayı kapatmaz, yaraya alıştırır. Ben senin yokluğuna alışmak istemiyorum Gün Işığım." Sesi sonlara doğru iyice kısılmıştı. Kendime engel olamadım ve ağlamaya başladım. Arman eliyle göz yaşlarımı sildi. Her ne olursa olsun ağlamama kıyamıyordu. Peki ben ona nasıl kıyabilirdim ki bu durumda? Sıkıca sarıldım ona. Başını boynuma gömdü ve ağlamaya devam etti. Saçlarını okşadım yone küçülmüştü kollarımın arasında, yine rollerimiz değişmişti. Rollerimizin değişmesinden nefret ediyordum. Ağlayan taraf ben olayım o her zaman dimdik, güçlü dursun istiyordum. Hiçbir şey üzmesin, incitemesin onu. Şu hayatta yalnızca iki kadın sevmişti. Biri ben biri de annesi... ve ikisine de veda ediyordu aynı sebepten dolayı. Her şey aynısı gibi olmuştu. Aynı adam, aynı acımasızlık ve aynı masum küçük bir çocuk... Sırf bu yüzden bile yaşamak için her şeyimi verebilirdim. Onu tekrar yapayalnız bırakmamak için... Boğum bir ses geldi Arman'dan. "Özür dilerim." Ağlamam şiddetlendi Armanınki ile birlikte. "Dileme sevgilim, sen özür dileyecek bir şey yapmadın ki." "Koruyamadım," Beni daha sıkı kavradı bırakmak istemeyerek. "Ben yine engel olamadım."
Sosyal rollerimiz, yüzümüze o kadar yapışır ki bir süre sonra maskemizi çıkardığımızda altından kendi yüzümüz değil, koca bir boşluk çıkar.
Reklam
Bugün cüzdanımı karıştırırken elime 5 tl geldi. Şu an belki onunla hiçbir şey alamayacağımız o para. Ama bir zamanlar bir annenin cebimden çıkıp bir kızın harçlığı oluyordu.Bazen de elinde olmayınca borç alınıp okula gönderdiği zaman oluyordu.O 5 tl çok anlam yüklüymüş, elime alınca tekrar anıların canlanmasıyla hatırladım.Hayat hızlıca akıp gidiyordu. Her şey değişiyordu, anılar zamanla bir yerde hep hatırlanmayı bekliyordu. Şimdi annemle rollerimiz değişti.Bugünlere bir annenin fedakarlığıyla, verdiği terbiyeyle gelmek onur verici bir sey..
Uyku bir teslimiyet meselesidir. Uykusuzluk?
Gün ışığında unvanlarımız, rollerimiz ve planlarımız bizi koruyan birer zırh gibi. Ama gece yarısı uykusuzluk kapıyı çaldığında tüm kıyafetler çıkarılır. Geriye sadece et, kemik ve susturulamayan bir bellek kalır. Borges'in düşüncelerinden yola çıkarak uykusuzluğu yazdım. open.substack.com/pub/benolmahali... Kendi iç sesinizin ve sessizliğinizin kıymetini bildiğiniz huzurlu zamanlara... 🕊️
https://seymareyhangozen.com/blog?202603251037
İnsanın, değişebilen dönüşebilen hatta gölge yanlarıyla yüzleşebilen bir tabiatla yaratıldığını kabul edelim mi. Gölge yanlarımız, biz olduğumuz sürece olacaktır. Gölgesi ile kucaklaşmayan bir insan sağa sola savrulur, ya da gölgesini kabul etmek istemediği için, başka kabullerle yaşamak ya da başkalarının gözündeki kabuğa sığmak zorunda kalır. Bahsettiğim roller değil, rollerimiz gereği girdiğimiz personalardan bahsetmiyorum. Bahsettiğim bilinçsizce yaptığımız seçimlerimizle ilgili. "Carl Jung’a göre gölge, bireyin bilinçli kimliğiyle (persona) bağdaşmayan, bu nedenle reddettiği, bastırdığı veya kendine yakıştıramadığı tüm kişilik özelliklerinin toplandığı bilinçdışı katmandır. Gölgeyi şu temel maddelerle tanımlayabiliriz: Bastırılmış Özellikler: Toplumun veya bireyin kendi ahlak anlayışının "kötü", "utanç verici" veya "zayıf" bulduğu hırs, öfke, kıskançlık gibi dürtüler burada yer alır. Olumlu Potansiyel: Gölge sadece negatif özelliklerden oluşmaz; bireyin "bunu yapamam" diyerek bastırdığı yaratıcılık, cesaret veya sezgi gibi güçlü ama işlenmemiş potansiyelleri de barındırabilir ("altın gölge"). Projeksiyon (Yansıtma): Birey kendi gölgesini tanımadığında, bu özellikleri başkalarında görür ve onlara aşırı tepki verir. Birinde sizi mantıksız derecede rahatsız eden bir özellik, genellikle kendi gölgenizin bir yansımasıdır. Bütünleşme İhtiyacı: Jung’a göre sağlıklı bir kişilik (bireyleşme süreci), gölgeyi yok etmekle değil, onu tanımak ve bilinçli bir şekilde kişiliğe entegre etmekle mümkündür. Gölge reddedildikçe güçlenir ve kontrolsüz patlamalara yol açar. Gölge yanlarımızı kucaklarsak, tam olabiliriz. Gölge yanlarımızı kucaklarken, gölge yanlarına rağmen severiz hayatımızda tuttuklarımızı. ✒️Hiç mükemmel olmadık, mükemmel olamayacak kadar eksiktir insan.
Sesini duymayalı, seni görmeyeli kaç gün oldu saymayı bıraktım. Yine sabahın bir vakti düşüncelerimle başbaşayım. Özlediğim için kendime kızıyorum. Kafamın içinde birçok şeyle savaşıyorum, ama aklımdan bir dakika bile gittiğin yok. Eski halimi özlüyorum. Neşeli olduğum günlerdeki fotoğraflarıma bakıyorum, çok şey değişmiş. Gözlerim eskisi gibi bakmıyor. Bazen oturup çok üzülüyorum kendime. Mahvettiğin bana, sende oturup üzeleceksin ama bir gün. O gün geldiğinde, rollerimiz değişecek.
Reklam
Reklam