Gamze

Gamze
@rolsectim
“Yaşadığımı ilk o gün, o berber aynası karşısında duymuştum. Hayatı zaman zaman böyle aynaların önünde, daha doğrusu aynaların içinde yaşadım. Yıllar geçerdi, yaşamadan yaşardım böylece. Türlü serüvenler olur biterdi. İşlere girer çıkardım, kadınlar sever unuturdum, ıstıraplar, sevinçler, mutluluklar, yoksunluklar… Hepsi, hepsi ben yaşamadan, yaşadığımı duymadan, bilmeden, olur biterdi. Çoğu defa kendimi, zalim bir aynada, bir berber aynasında seyrettiğim zaman buluverirdim. En çok, en uzun, en zorunlu olarak kendimi seyrettiğim yer berber aynalarıydı.” (Berber Aynası, Oktay Akbal)
Sayfa 92
Reklam
“İğrenç, çünkü işverenler seni bu hale getirdi. Tüm değerlerini çürüttü. Havanı, nehirlerini, denizlerini bo­zup kirlettiler. Denizler çamur oldu. Sevişmelerin de, insan ilişkilerin de, yediğin gıdalar da çamurlaştı!”
Sayfa 50
“Ayrıca trenlerde geçen zamanımız için de bize bir ödeme yapmalılar. Biz bunca zamanı turistik bir gezi için mi kaybediyoruz? İşverenler uğruna kaybediyoruz: Patronlardan iki saat ön­ce uyanıyoruz ve evimize daima onlardan iki saat geç giriyoruz!”
Sayfa 45
"Feminist düşünce, karşılıklılık ve karşılıklı bağlılık etiğine vurgu yaparak, bir yandan tahakkümü sona erdirmenin diğer yandan da eşitsizliğin yarattığı etkileri değiştirmenin yolunu gösteriyor. Karşılıklılığın norm olduğu bir dünyada, herkesin eşit olmadığı durumlar olabilir ama bu eşitsizliğin sonuçları asla boyun eğdirme, sömürgeleştirme ve insanlıktan çıkarma olmayacaktır."
Sayfa 141
"Köktendincilik, halkı, eşitsizliğin "doğal" olduğuna inanmaya teşvik etmekle kalmayıp kadın bedeninin denetim altında tutulmasının gerekli olduğu düşüncesini de sürekli kılmaktadır. (...) Köktendincilik, aynı zamanda, cinselliğe ilişkin olan ve cinsel zorlamayı pek çok şekliyle tasdik eden baskıcı mefhumları da hem kadınlara hem de erkeklere dayatmaktadır."
Sayfa 131