Kadriye

Kadriye
@romeuss
"Biraz yorgunum, kavgaları birikiyor insanın! Her uzvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla!  Yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde! Kaç yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum! Belki kırklarımdayım belki otuzlarımda!  Belki de doksan sene yuvarlandım bu dünyanın sırtında!  Hiç bilmiyorum! Hayat taviz vermedigi hızı ve kavgasıyla akıp gidiyor! Baharın rahiyasından akıp coşan çiçeklerle hatırlıyorum lise yıllarımızı!  Kimimize kış, kimimize bahar olup canıyla değen babalarımızı! Bu memlekette insanlar belki de en çok baba sancısıyla inliyor, en çok baba deyince aklımıza gelir çocukluğumuz!  Mazinin araladığı perdeden sızıyor eski günler!  Onlarla kavgalı onlarla sevdalı olduğumuz!  En çok baba yokluğunun hüsranıyla kızıyormuş zaman ayrılığın yarasını! İnsan baba olunca anlıyormuş babasını!"
Şiir
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
"Çok öskedim seni. Öskedim, bizim doğu dialektinde özledim demektir. Neyini, nereni, hangi halini desem ki? Sesini öskedim örneğin. Yüzünü, şeytan çocuk gülüşünü, öfkeni, yeryüzünü ve kaskatı canımı ısıtan varlığını. Şükür varsın. Oturup "nasılsın" diye açabilir insan. Sevinebilir, övünebilir, ağlayabilir insan. Ne tuzsuz şeydi şu dünya be. Geldin, buldun, şenlendirdin, insan ettin beni. Yemeyip - içmeyip, yatmayıp-uyumayıp, seni anlatmalı bu yürek." Leylim Leylim, Ahmed Arif
"tuz ve yara şehrin kirli saçlı kederi ve efsunlu bir öğlen güneşiyle çağlıyor kanlı dere.. içinde et bırakmış, can bırakmış bir şiir gibi adın. yarama sardığım peygamber çiçeği kokusu ve suyun ince belinden tutmuş bir sevda korkusu.. başını eğdiğin küslüğün gölgesinde ağlıyor çiçekler. düşüp kendimi incittiğim sabahlar kadar yorgun ve uykulu kalbim. gecenin rengi kara.. canımda tuttuğum, tuz ve yara.."