Samanyolu uzanmış sere serpe
hasat bitmiş
erzak, kuruyarı istif
geriye bir şairin hüznü kalmış biçilmedik
boy vermiş, Başak uçları göbekte!
incecik bileklerime batıyor
ah, Tamara!
büyüdükçe mi yitiriyoruz saflığımızı?
ve nihayet ikimiz
kaçtığımız aşkların toplamıyız
sokakta yaralı bir it koşturuyor
iki buluşmadır koluma girmiyorsun.
ve birkaç
milyon yıldır tutmadın ellerimi.
benimle çıkmıyorsun
bu yolculuğa.
ve ben sırf bu yüzden yenilebilirim.
bu resimden çıkıp gidiyorum. seni isteyen yanım
ölümsüz yanımdır.
bulutsuz da yağan nedir?
şimdi
öğreniyorum ki, gözyaşı!
bu resimden çıkıp
gidiyorum.
seni isteyen yanım aşk yanımdır.
babam romantik bir aşiret savaşçısıydı.
çapraz fişeklik
duyardım yüzümde ona sarıldığım zaman.
sonrası jandarmalardı.
ağıt kadınlardı.
mezarlardı.
o gün
bugündür sayrıyım.
çünkü insan öldüğü yaşta kalır.