Kalbimizde alevlenen arzularımıza biz sahip çıkmazsak kim çıkacak? Bazen o alevler sönecek, bir avuç kül kalacak. Bir rüzgar çıksa da körüklese diye bekleyeceğiz çoğumuz. Ama sadece bekleyeceğiz. Hata edeceğiz. Zaman geçecek. Yaşımız ilerleyecek. Birçoğumuz hayallerine kavuşamadan huzura erecek. Ancak yapamadıklarımızın pişmanlığıyla veda edeceğiz hayata. Geçen zamanı hüzünle izleyeceğiz. Ömrümüz rüzgarı bekleyerek geçecek.
Rüzgarın aslında kendimiz olduğunu ne zaman anlayacağız peki? İçimizdeki saklı gücün, külleri körükleyen ve alevlendiren gücün kendimiz olduğunun farkına ne zaman varacağız? Ne zaman sadece beklemektense... Rüzgar olup külleri savuracağız?