Ayşegül

Ayşegül
@rosallie
Çok iyi, çok ferahtım, fakat en tatlı anlarımda nedense böyle hüzün duyarım.
Sayfa 64
Reklam
Pencerenin perdesini kaldırıp pancuru açmamızı istiyordu. Perdeyi çektim; fakat doğan gün de ölmekte olan gencin zavallı hayatı gibi ışıksız, hazindi. Güneş görünmüyordu. Göğü sisli bir bulut perdesi kaplamıştı; puslu yağmurlu somurtkan bir göktü... İnce ince çiseleyen yağmur camlara hafiften vurarak soğuk, kirli şeritler halinde sızıyordu. Donuk, karanlık bir havaydı. Yeni doğan günün ışığı, ikonun önünde yanan kandil ışığından pek az kuvvetliydi. Hasta derin bir hüzün içinde bana baktı, başını salladı. Bir an sonra öldü.
Sayfa 61
Önceleri bunları sadece uyumamak için okuyordum.sonra daha dikkatle , kendimi iyice vererek okumaya başladım. Önümde , o zamana kadar hiç bilmediğim, yepyeni bir dünya açıldı. Yeni düşünceler, yeni izlenimler büyün varlığımı sardı. Tanımadığım bu dünyada yol aldıkça karşılaştığım yenilikler bana daha sevimli, daha değerli göründü. Ruhumu birden kaplayan izlenimlerin çokluğu içimde bir kargaşalık doğurdu. Fakat esasen hayalperest olduğum için kendimi derin bir manevi sarsıntıdan kurtarabildim.
Sayfa 51
Bütün kitaplarını , bir tekini bile bırakmadan okumak için dayanılmaz bir arzu duydum. Belki de onun bildiklerini öğrenmekle arkadaşlığına daha layık olacağımı zannediyordum.
Sayfa 45
Ne olacağım ben; kader bana neler hazırlıyor? Yarını kestirememek,gelecek hakkında en ufak bir düşünceye sahip olmamak pek acı. Geriye bakmaya korkuyorum. Arkada kalanları hatırlamak bile kalbimi kederden parçalıyor.
Sayfa 13
Reklam