Zira sadece talih tek başına kör değildir, aynı zamanda kucakladığı hemen hemen herkesi kör eder; bu sebeple kin ve cehaletle kendini beğenme duygusuna kapılmış bir budaladan daha dayanılmaz bir şey olamaz. Ayrıca önceden makul karakterli olanların yetki, güç ve zenginlik elde edince değiştiklerini, eski dostlarını görmezden gelip yenilerine düşkün olduklarını görmek olasıdır.
Bazılarına göre başkalarının sıkıntılarını çekmemek için sıkı dostluktan kaçınmak gerekir; herkesin derdi kendine yeter, başkalarına daha fazlasını yüklemek bunaltıcıdır, en uygun olanı dostluğun dizginlerini hayli geniş tutmaktır, ister sıkar, ister bırakırsın; aslolan saadet ve selamet içinde yaşamaktır, eğer ki biri, başkasının pek çok derdini çekerse ruhu rahat edemez.
Dostluk, gençlik çağında da devam etse bile bazen ya evlilik ya da aynı şeyi elde edememeleri sebebiyle yollar ayrılır. Dostlukları daha uzun süre devam etse de işlerindeki rekabet sebebiyle elbet bozulacaktır; çünkü dostluklarda pek çok kişideki paraya, yüksek makamlara ve şöhrete ulaşma arzusundan daha büyük hiçbir veba yoktur. En iyi dostların çoğu sefer en büyük düşmanlara dönüşmeleri de bundandır.