“Cehenneme Övgü”, insanın yaşadığı sistemin farkında olmadan nasıl şekillendiğini anlatan, düşündürücü bir kitap. Totaliter düzenin sadece siyasette değil, hayatın her alanında işte, okulda, ilişkilerde, hatta düşüncelerimizde bile kendini gösterdiğini çok iyi anlatıyor.
Totaliter, kelime olarak, insanın yaşamının her alanına müdahale eden ve bireyin özgürlüğünü sınırlayan baskıcı bir düzen anlamına geliyor. Ama benim anladığım kadarıyla bu sadece bir yönetim biçimi değil; bazen toplumun, bazen çevrenin, bazen de kendi içimizdeki sesin bize neyi nasıl yapmamız gerektiğini dikte etmesi. Yani farkında olmadan hepimizin içinde küçük bir otorite taşıyoruz aslında.
Bu kitabı bir kez okumakla bırakmamak gerektiğini düşünüyorum. Farklı dönemlerde, farklı ruh hâlleriyle yeniden okunmalı. Çünkü her okumada insan başka bir şeyi fark ediyor. Altı çizilecek, durup üzerine düşünülmesi gereken o kadar çok yer var ki… Hatta bir paragrafın altını çizdiğimde, o anda o cümle hakkında ne düşündüğümü not almak istiyorum. Bunun için ayrı bir defter tutmayı düşünüyorum. Belki bu alışkanlığı kazanabilirsem, daha derin ve anlamlı incelemeler yazabilirim.
Gerçekten beğendim; hem sarsıcı hem de farkındalık kazandıran bir okuma oldu benim için. Belki de en çarpıcı tarafı şu: “Cehennem” dediğimiz yer bazen yaşadığımız dünyanın ta kendisi olabiliyor.