Saraylar saltanatlar çöker
kan susar bir gün
zulüm biter.
Menekşeler de açılır üstümüzde
leylaklar da güler.
Bugünlerden geriye,
bir yarına gidenler kalır
bir de yarınlar için direnenler.
Kendini boşuna harcamış olur insan,
Dilediğine erer de sevinç duymazsa.
Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi,
Yıkmakla kazandığın şey, kuşkulu bir mutluluksa.
“Bak canım, babanın içi boştu, yüzyıl bile yaşasa, içinde asla doldurulamayacak bir boşluk vardı, tıpkı dipsiz ve karanlık bir kuyu gibi. Tüm iyiliklerin, güzelliklerin, değerlerin hiçbir anlam kazanamadan yitip gittiği bir uçurum vardı içinde. O uçuruma ben de düşmeden, kaçmak istedim babandan. Yoksa onunla birlikte, nerede akşam orada sabah, güle eğlene yaşayıp gider ve bol paranın getirdiği bu anlamsız hayattan kopamaya-cak hale gelebilirdim. Gitmek, sana karşı olan sorumluğumdu aynı zamanda."