Kayra

Kayra
@rosethorn_
Okumayı bıraktığın gün sonbahardır. Ertesi gün cehâletin kışı başlar.
Yüsuf'un (as) rüyasının verdiği bu ince bilgiyi özümseyen insan, olayların akışına kapılmaz. Nimet veya musibetin, yani şartların esiri olmaz. Olaylara olayların içinden değil, daha yüksek bir ufuktan, iman gözüyle bakar. Her şey Allah'ın ilmi ve iradesiyle işliyor, der. Anlamsızlık, boşluk, hiçlik duygusu gibi insanı dibe çeken kulluk afetlerinden kurtulur. Allah ile tutan, Allah ile duyan, Allah ile gören, Allah ile yürüyen Allah dostlarından olur. Aksi takdirde insan, nimete kavuştu mu şımarır, musibete uğradı mı yıkılır. Avını, barınağını ve eşini buldu mu sevinen, aksi hâlde saldırganlaşan bir hayvandan hiçbir farkı kalmaz. Olayların bir kader, ilim, hikmet ve iradeyle yaratıldığını anlayanlar ise olaylara değil olayları yaratana bakar. Zaten insanın prangası sebeplere/ araçlara takılıp kalması değil midir? Sebeplerin ardındakini görmek, yaratma ilkesini anlamak ve kadere iman etmek; insanı hayvandan farklılaştırır, insan olma yoluna sokar. Yûsuf Suresi, gece görülen rüyalar dâhil, başından sonuna her şeyin Yüce Allah'ın kontrolünde olduğunu işler.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir insanın dili, kalbinin/aklının arkasında olmalıdır. Önce düşünmeli, tartmalı sonra konuşmalıdır. Şayet dili kalbinin/aklının önünde olursa önce konuşur, sonra dilinin başına açtığı dertleri düşünür.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Kadınların Tuzağı
"Gömleğin arkadan yırtıldığını görünce (hanımına): 'Şüphesiz ki bu, sizin tuzaklarınızdan biridir. Gerçekten sizin tuzağınız büyüktür. demişti." Okuduğumuz ayetteki söz, şeref yoksunu bir adama aittir. Kadınının Yûsuf'a (as) tuzak kurduğunu bile bile olayın üstünü kapatmayı tercih etmiş bir adam. Bu sözüyle âdeta eşinin (şeytani) zekasını övmekte “Kadının fendi, erkeği yendi." tarzı bir yargıda bulunmaktadır. Açıkça söylemek gerekirse bu ayet çoğunluk tarafından yanlış anlaşılmış, kafalardaki kadın algısı, bir deyyusun cümleleriyle meşrulaştırılmıştır. Ayeti okurken aklımızda bulunmalıdır ki bu sözün sahibi şeref yoksunu bir adamdır. Hitap ettiği kişi de kendi gibi düşük ahlaklı bir kadındır. Bu açıklamamızın nedeni şudur: Bazı tefsir kitaplarımız Aziz'in sözüne şer'i bir hakikatmiş gibi yaklaşmış, onun sözünü yeryüzündeki tüm kadınların olumsuz sıfatı gibi ele almıştır. Kadının şeytanının erkeğin şeytanından fazla olduğu, kadının erkeği yoldan çıkardığı, kadın fendinin erkek fendinden üstün olduğu, kadının şeytandan bile daha çetin tuzak kurduğu... gibi sonuçlara ulaşmışlardır. Bu yaklaşım, uçkur düşkünlüğünü kadınlara fatura etmek isteyen biz erkeklerin genel ahlakıdır. Allah'ın rahmet ettikleri müstesna; çoğumuz kadınları suçlamak ve şehvet zaafımızı kadınlar üzerinden temize çekmek istiyoruz. Oysa bu anlayış Kur'ân'a ve Sünnete aykırıdır. Kur'ân ve Sünnete göre erkek de kadın da Allah'a kulluk için yaratılmıştır. Her ikisinin de nefsinde fücur ve takva vardır. Her ikisi de takva ve iffet sahibi olmakla mükelleftir. Hiçbirinin bir diğerinden daha fazla şeytanı olduğuna dair şer'i bir delil yoktur. Dahası, iffetsizlik yapanlar için kadının cazibesi gibi bir mazeret yoktur. Şayet kadınlarla ilgili resmedilen bu tablo şer'i olsaydı kadının ayartması da şer'i bir
Sayfa 228·Kitabı okudu

Kayra

, bir kitap okudu
10/10
·634 syf.·
Beğendi
·
2026 10. kitabı
‎Tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, (Allah yolunda) seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın sınırlarını koruyanlar… Müminleri müjdele! ‎(9/Tevbe, 112)
Din