Çöktüm dizimin üstüne, meşalemin ışığı azaldı bu sefer. Korktum. Göremiyordum artık ileriyi. Ne oluyor, gözlerim mi doldu? Hayır ağlama! Ağladım... Ağladıkça meşalem söndü. Söndü ve tamamen karardı her yer. Eyvah, pes mi ettim? Yol nerede, devamı nerede? Dön evine! Sadece dön evine! Koşmaya başladım. Karanlık ve derin korkularım sardı her yanımı. Simsiyah, müphem, kayıp. Tekrar ve tekrar ve tekrar çöktüm yere. Bu sefer kalkmadım. Ne kalkmaya dermanım ne de gelen bu ninni sesine verecek dikkatim kalmıştı. Bu kadar, sen yorgunsun ve pes ettin. Dur ne? Ninni sesi mi? Bu ses... Evet biliyorum bu sesi. Ses kucaklayıp çekti beni koynuna. Ve birden beşikte sallanırken, annemin göz kapağının içinde kendi yansımamı gördüm. Anne! "Bir küçücük bebeğim varmış, en çok karanlıklardan korkarmış. Ama bu bebek bizim kızımız. Zifiri karanlıklarla da savaşacakmış." Sallanıyorum beşikte, annem gülümsüyor ama bu bebeğin içinde yere çöken beni görmedi! Tekrar ettim onu, ama bu bebek bizim kızımız. Zifiri karanlıklarla da savaşacakmış. Birden açtım gözümü. Hâlâ karanlık her yer, beşik nerede? Dur bu da ne? Bir ışık, parıltı. Ne bu? İki insan. Onlar... Onlar annemle babam! El sallıyorlar bana gülümseyerek. Sesleniyor, "git" Ne? Gideyim mi? Arkama baktım, zifiri karanlık... "Git."
En Passant`
Geldiğin yerden gitmek, ne meşakkatli... Evim arkamda, önümde yeni bir yol sapağı daha. Babamın tuttuğu meşale elime tutuşturulmuş, annemin tuttuğu elim boşta bırakılmış artık. "Durmak yok, ilerle! Biz buradayız" diyorlar bana. Ne çıkacak önüme? Kime, nasıl davranacağım? Onların aydınlattığı meşale yolumu aydınlattı bir yere kadar. Tutmasını bilmiyorum ki, ayrıca çok ağır! Sağa döndüm sağ yandı, sola döndüm meşaleme su sıçrattılar. Ya sönerse. Ya burası alev alırsa benim yüzümden. Ne yapacağım, geri mi döneyim? Olmaz, dönemem. Bu yolun dönüşü yok ki! Hem de çok yoruldum, imkanı yok.
En Passant`
...melankolikler halsiz ve yalnız olmaya eğilimli oluyorlardı, daha hareketsiz ve içe dönük hayat tarzlarına çekiliyorlardı. Ve çok daha zor gücenmelerine rağmen bir kere gücendikten sonra onlarla "anlaşmaya varmak inanılmaz zordu."