Rotinda Tunçay

Karl Hellferich şöyle der;
Almanya’nın Türkiye’ye ilgi duyması bir rastlantının ya da hesaplı bir amacın sonucu değil, Alman ekonomik gelişmesinin kaçınılmaz bir sonucudur.
Sayfa 66 - Milliyet Yayınları Tarih Dizisi
Tarih-Araştırma
Reklam
Sultan Abdülhamid’in vermek âdeti yoktur.
Sultan Abdülhamid ne olursa olsun hiçbir zaman bir aptal değildi. Bağdat Demiryolu imtiyazını verirken bu akıllı ve aynı zamanda vehimli otokratın bir Alman tuzağına düşmüş olduğunu düşünmek saçmalık olur. Sultan Abdülhamid’in vermek adeti yoktu. Vermekten kaçınamaz duruma düştüğü zaman da daima kendisi ve imparatorluğu için sonunda kâr getirecek şeyler verirdi.
Sayfa 38 - Milliyet Yayınları Tarih Dizisi
Tarih-Araştırma
Almanlar ve Türk milliyetçileri büyük devletlerin Türkiye'nin militarist olacağından endişe duymalarının bir çeşit sahtekârlık olduğunu belirtmişlerdi. Özellikle Rusya'nın İstanbul'a ve Karadeniz'in güney kıyılarına göz diktiği bir sırada sultanın savunma hazırlıkları yapmasına kızması kadar saçma bir şey olabilir miydi?
Sayfa 37 - Milliyet Yayınları Tarih Dizisi
Tarih-Araştırma
Osmanlı’da Sanayi
Sanayi bakımından ise Osmanlı İmparatorluğu'nun parlak bir geçmişi vardı. İnce Musul dokumaları, Mezopotamya'nın cam işleri ve lambaları, Diyarbakır'ın bakırdan yapılmış malları, Erzurum çinileri ve Şam çelikleri ile mineleri yüzlerce yıl dünya pazarlarında ün yapmış sanayi ürünleri olmuştu.
Sayfa 24 - Milliyet Yayınları Tarih Dizisi
Tarih-Araştırma
Reklam