Ahsen

Sizin entelektüeller, güvenli ortamda bas bas bağıran, tehlikenin ilk işareti belirdiğinde de ağızlarını kapatan tiplerdir. Karınlarını doyuran adama yıllarca tükürür, salyalı suratlarına şamarı patlatanın elini yalarlar. Avrupa'daki her ülkeyi peş peşe bıçkınlarla dolu komitelere teslim eden onlar değil mi? Tıpkı burada olduğu gibi. O bıçkınlara kolaylık olsun diye her hırsız alarmı kapatılsın, her asma kilit kırılsın diye bağıran onlar değil mi? Daha sonra hiç seslerini duyan oldu mu? Emeğin dostuyuz diye bağırdılar mı? Avrupa halk devletlerinde tutukluların çalıştırılmasına, esir kamplarına, on dört saatlik iş günlerine, insanların skorbitten ölmesine ses çıkarıyorlar mı? Yo! Ama kırbaç altında inleyen zavallılara, açlıktan ölmenin refah anlamına geldiğini, esaretin özgürlük, işkence odalarının kardeş sevgisi olduğunu söylüyorlar. Garibanlar bunu anlamayınca da çektikleri acılar onların kendi suçu oluyor. Tüm sorunların nedeni, cezaevi hücrelerindeki kelepçeli cesetler oluyor, iyi niyetli liderler değil! Entelektüellermiş! Her tür insan için kaygılanabilirsiniz ama çağdaş entelektüeller için hiç kaygılanmayın. Her şeyi yutar onlar. Rıhtım işçileri sendikasının en salak işçisi bile onlar kadar tehlikesiz değildir. O salak bile birdenbire insan olduğunu hatırlayabilir, ondan sonra da onu hizada tutmak zorlaşır. Ama entelektüeller? Onlar o konuyu çoktan unutmuşlardır. Sanıyorum tüm eğitimleri, onlara bunu unutturmaya yönlendirilmiştir. Entelektüellere ne isterseniz yapabilirsiniz. Hepsine dayanırlar.
Sayfa 316
Reklam
İşçilerin sayısı işverenlerden fazladır, bunu da asla unutmayın çocuklar!
Sayfa 309
İnsanı zararsız hale getirmenin tek yolu, onun işlediği suçu bulmaktır.
Sayfa 318
Biz iyi saydığımız şeylerle yaşıyor, kötü saydığımız şeyleri cezalandırıyorduk. Siz kötü ilan ettiğiniz şeylerle yaşıyor ve iyi olduğunu bildiğiniz şeyleri cezalandırıyorsunuz.
Sayfa 336
Sevgi, yetenek ve zevk, tehditlerin yeşerdiği toprak oluyor, yem olarak kullanılıyor, sevgiler korkulara bağlanıyor, yetenek cezaya, ihtiras gasba, şantaj yasaya dönüşüyor, çalışmanın ödülü zevk aramak değil, acıdan kurtulmak oluyordu, insanlar hayat gücünün esiriydi, yaşamakta ne tür bir zevk bulabiliyorlarsa o da bu esaretin aracıydı. Dünyanın kabullendiği düzen buydu, düzenin anahtarı da belliydi.
Sayfa 337
Reklam