Ahsen

"... hayatın manası ne?" "Hiç. Ama onu kim bu hale getirdi?" "Hayal kuramayanlar." "Hayır. Sadece hayal kurabilenler."
Sayfa 127
Reklam
Sabah uyanırsın ve o günü neden yaşamak zorundasın bilmezsin. Ama ölmezsin. Yaşamazsın da.
Sayfa 125
Hayattan ne istediğimi bile söyleyemiyorum. Bildiğim tek şey hayatı hissetmek istediğim, fakat onu hissetmemi sağlayacak o şeyle hiç karşılaşmadım. Hissetmek istiyorum, bir saniyeliğine bile olsa; insanın buna karşılık gelen bir sözcüğü yok, belki bir tür coşku, ama coşku sözcüğü onu ifade etmiyor. Herhangi bir gerekçeye, açıklamaya ihtiyaç duymayan bir his bu, tamam hissetmek, mutlak hissetmek. Ve insan, ömrünü tamamladığında, bütün varoluşunun gerekçesi olacak, hayatın kendisini özetleyecek bir an, hissetmek istediğim. Daha fazlasını istemiyorum. Ve daha azını da isteyemiyorum.
Sayfa 118
Yoksa onlar aklı başında, gerçek, olması gerektiği gibi de, ben mi var olmasına müsaade edilmemesi gereken eciş bücüş bir ucubeyim?
Sayfa 118
İnsanları anlamıyorum, onlar da beni anlamıyor. Yaşıyorlar, dahası mutlu görünüyorlar. Ama bana kalırsa uğruna yaşadıkları her şey, bahsedip durdukları her şey manasız, bulanık bir leke; "anlam" sözcüğünü bile anlamayan bir leke.
Sayfa 117
Reklam