Ahsen

Onların gerçeklere, fikirlere, yapılan ve yapılacak işe aldırdığı yok. Onların tüm ilgisi insanlara dönük. "Bu doğru mu?" diye sormuyorlar. "Başkaları bunu doğru sayıyor mu?" diye soruyorlar. Yargılamak için değil, tekrarlamak için. Yapmak için değil, yapıyormuş izlenimi vermek için. Yaratmak değil, göstermek. Yetenek değil, dostluk. Nitelik değil, fors. Eğer yapanlar, düşünenler, çalışanlar, üretenler olmasa, dünyanın hali ne olurdu? İşte egoistler, benciller onlar. Başkasının beyni aracılığıyla düşünmüyorsun, başkasının elleriyle çalışmıyorsun. Bağımsız yargılarını askıya aldın mı bilincini askıya almışsın demektir. Bilinci durdurmak, hayatı durdurmaktır.
Sayfa 861
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Öncelikli derdi hep başkalarıydı. Büyük olmak istemiyor, büyük sanılmak istiyordu. Bina yapmak istemiyor, mimar olarak hayranlık toplamak istiyordu. Başkalarını etkileyebilmek için başkalarından çaldı. İşte sana kendini katıksız silme. İhanet ettiği, feda ettiği şey, kendi egosuydu. Oysa herkes ona bencil diyor.
Sayfa 859
İnsanlara baktığımda uzun süre anlayamadığım oydu. Kendi benlikleri yok. Başkalarının içinde yaşıyorlar. İkinci el hayatlar yaşıyorlar.
Sayfa 859
Ben hiçbir şeyin simgesi olmak istemiyorum. Ben yalnızca benim.
Sayfa 856
Zaten anlatması en zor şey, apaçık ortada duran ama herkesin görmemeyi seçtiği şeydir.
Sayfa 710