Merhabalaaar, ben bu okurlardan biriyiiiim :)
TUS’suz, sınavsız, kaygısız bir şekilde yeniden okumaya başlamamın şerefine inceleme yazmak istedim. Uzun bir vakittir Son Söz kitabına dair bir şeyler yazmak istiyordum bugüne nasipmiş. Birkaç yıl evvel okumaya başlayıp yarım bıraktıktan sonra kısa kısa okuyup bitirebildim. Evet güzel bilgiler var lakin beni sinir buhranına soktuğu keşke kitap toplatılsa dedirttiği kısımların çoğunlukta olduğu bir gerçek. Artık toplumdaki herkesin gayet hakim olduğu açlık oruçları kısımlarına diyecek bir şeyim yok. Açlıkta hücrelerin toksinlerinden arındığı, temizlendiği çalışmalarla ispat edildi. Ve bu çalışmalardan biri Nobel ödüllü dahi aldı. Fakat bu öyle herkes, hangi hastalığa yakalanmış olursa olsun, açlıkla şifa bulacak demek değildir. İlaçlara, modern tıbba tamamen karşıt ve düşmanca bir yaklaşımla kalem alınmış bu kitap toplum için çok büyük bir tehlike. Bizzat yaşayarak tecrübe ediyoruz maalesef bunları. Birkaç ay evvel bir hamileye normal yolla doğumun kontrendike olduğu söyleniyor. Fakat kendisi modern tıbba ve onun icatlarına karşı olduğu için evinde kendi imkanlarıyla doğum yapıyor. Daha doğrusu cinayete teşebbüs ediyor. Bebeği uzun süre oksijensiz kaldığından mütevellit hipoksik iskemik ensefalopati ile yoğun bakıma yatırıldı. Amaaa modern tıbba karşı annemiz durur mu? Asla, bebeğime ilaç veriyorsunuz kabul etmiyorum deyip taburcu ettirdi. Sonra da gelip bebeğin sırtında kızarıklık var acaba hacamat yaptıralım mı? diye sormaz mı!!️ Gel de çıldırma. İşte sevgili dostlar bu kitap masum gibi görünen ancak bilinçsiz ve cahil bir insanın elinde intihar aletine dönüşen tehlike. Kitabın içeriğinde diyaliz tedavisi, organ ve kan nakli ile ilgili izansız cümleler var. Bu tedavileri alan kişiler zaten ölüymüş(syf:120). Her gün