Bir keresinde Helene " Kaçık kişi, boynundaki ilmeği kopmuş biridir," demişti, çünkü hepsi de kendini öldürme isteği duymuş, bunu gerçekleştirmek için çabalamıştı ve hepsi de ölülere imreniyordu.
Kirpiklerinin perdesine sığınıp karanlığa alıştıktan sonra, bir ışık karşısında önce sakınganlıkla açılan, sonra ışığı biraz kör edici bulsa bile kapanmakta çok geç kalan bir göz gibi, o da zihnini sözcüklere açmıştı. Işık gelmişti işte, hem de göz onu reddettiği halde hiç yılmadan gelmekte diretmişti. Görmemek için çok geçti artık.
Bir keresinde kendine korkunç işkenceler yapan bir hastam olmuştu. Ona neden böyle şeyler yaptığını sorduğum zaman "Bunları bana dünya yapmasın diye." karşılığını vermişti. Sonra "dünyanın neler yapacağını görmek için biraz bekleseniz" demiştim. O da "Anlamıyor musunuz? Eninde sonunda oluyor bunlar, bu şekilde hiç olmazsa kendi yıkımımı kendim yönetiyorum." diye yanıt vermişti.
"Bu hasta... iyileşti mi?"
"Evet iyileşti. Sonra da Naziler gelip onu Dachus kampına götürdüler ve orada öldü."