Daniel Chamovitz

Daniel Chamovitz

Yazar
8.3/10
58 Kişi
·
167
Okunma
·
4
Beğeni
·
166
Gösterim
Adı:
Daniel Chamovitz
Doğum:
Pennsylvania, 1963
İsrail asıllı Amerikalı biyolog Daniel Chamovitz 1963 yılında Pennsylvania’da doğdu. Lisans öğrenimini Columbia Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra doktorasını Kudüs İbrani Üniversitesi’nde genetik alanında yaptı. Yale Üniversitesi’nde ve Seattle’daki Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi’nde konuk biliminsanı olarak çalıştı. Dünyanın çeşitli ülkelerindeki üniversitelerde konferanslar verdi; bitkiler ve meyve sinekleriyle ilgili araştırmaları önde gelen bilim dergilerinde yayımlandı. Halen Tel Aviv Üniversitesi’nde Yaşam Bilimleri Fakültesi’nin dekanı olan Chamovitz, eşi ve üç çocuğuyla birlikte İsrail’in Hod HaŞaron kentinde yaşıyor.
Çiçek açmış gül fidanına bakarken, tıpkı onun gibi karmaşık ortamların farkına vardığımızı, ortak genlere sahip olduğumuzu hatırlayarak onda çok uzun zamandır görmediğimiz bir kuzenimizi görmeliyiz. Duvara tutunmuş sarmaşığa bakarken, çok eskiden gerçekleşmiş rastgele bir olay olmasaydı, onun yerinde kendimizin olabileceğini aklımızdan geçirmeliyiz. Gördüğümüz şey, kendi evrimimizde gerçekleşmiş olası sonuçlardan bir diğeridir, iki milyar yıl önce gerçekleşmiş bir dallanmadır.
Işık onlar için besin demektir. Bitkiler ışıktan yararlanarak su ve karbondioksiti çeşitli şekerlere dönüştürür, bu şekerler de bütün hayvanlar için gerekli besini sağlar.
Bitkilerden elde edilen kimyasallar ateş düşürüyor (mesela aspirin) ve kanseri tedavi ediyor (Taxol). Buğday bir çağın sonunu getirip başka bir çağı başlatıyor, mütevazi patates ise kitlesel göçlere neden oluyor.
Kitabım Bitkilerin Gizli Yaşamı değil; bitkilerin bizim gibi olduğuna dair argümanlar arıyorsanız, onları burada bulamazsınız. Ünlü bitki fizyoloğu Arthur Galston'ın 1974'te, son derece popüler ama bilimsellikten uzak olan bu kitaba yoğun bir ilgi gösterilen dönemlerde ifade ettiği gibi, "yeterli kanıtlarla desteklenmeden ileri sürülen tuhaf iddialara" karşı ihtiyatlı olmalıyız. Bitkilerin Gizli Yaşamı, ihtiyatsız okuru yanlış yönlendirmekten daha kötüsünü yapmış, bilim insanlarının hayvan duyularıyla bitki duyuları arasında paralellikler olduğuna işaret eden her araştırmaya ihtiyatla yaklaşmalarına, dolayısıyla bitkilerin davranışlarıyla ilgili önemli araştırmaların önünün tıkanmasına yol açmıştı.
Daniel Chamovitz
Sayfa 13 - Metis Yayınları - İlk Basım: Eylül 2018 - Çevirmen: Gürol Koca
Deneyleri için baba oğul Darwinler, saksıda yetiştirdikleri bir kanarya otunu günlerce karanlık bir odada beklettiler. Sonra bit­kinin üç buçuk metre uzağına yerleştirdikleri bir gaz lambasını yaktılar. Gaz lambasını çok kısık bir ayarda çalıştırmış, "çimlenmiş otu göremeyecekleri, kağıt üzerindeki yazıları bile okuyamayacakları" loş bir ortam oluşturmuşlardı. Ama yalnızca üç saat sonra bitki bu loş ışığa doğru eğilmişti. Bu eğilme hareketi her zaman genç bitki­nin aynı yerinde meydana gelmekteydi, yani tepe kısmının bir kaç santim aşağısında.
Salisilik asit, söğüt ağacının kabuğunda bolca bulunur. Nitekim Yunan hekim Hipokrat, söğüt ağacının kabuğundaki acı bir maddeden söz eder ve bu maddenin ağrıları dindirdiğini, ateşi düşürdüğünü belirtir. Eski Orta Doğu' daki başka kültürler de Amerikan Yerlileri gibi söğüt kabuğunu ilaç olarak kullanmıştır. Günümüzdeyse salisilik asit aspirinin (asetilsalisilik asit) öncüsü olarak tanıyoruz; ayrıca salisilik asit akneler için kullanılan birçok yüz yıkama solüsyonunun da ana maddesidir. Söğüt ağacı salisilik asit üretiminde çok bilinen bir ağaçtır ve bu kimyasal yıllarca bu ağaçtan elde edilmiştir, ama her bitki bu kimyasalı çeşitli miktarlarda üretir.
168 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yaşamın önemli oluşumlarından biri olan bitkilerin dilini bir doğasever olarak şu ana kadar öğrenememiş olmayı kendimde eksiklik olarak görüyordum. Tanımlarını ve cümlelerini, biyolojiyle hiç ilgisi olmayan bir insanın rahatlıkla anlayabileceği şekilde bilimsellikle doldurarak sunan Daniel Chamovitz bu eseriyle güzel bir iş çıkararak benim bu eksiliği gidermeme fazlasıyla yardımcı oldu.

Yazar önsözünde bize bu kitapla ne vermek istediğini gayet net bir şekilde belirtiyor. Kapsamlı ve bütünlüklü bir çalışma olmadığını dile getirdiği kitabında insan duyularının işlevleriyle bitkilerinkini karşılaştırarak her iki canlının algılarının nasıl işlediğini sunuyor. Kitapta tahmin edileceği üzere biyolojik terimler oldukça mevcut, bu önce biraz göz korkutsa da, karmaşık gelebilecek cümlelerin ve kelimelerin ardından gelen açıklayıcı ifadeler kitaptan kopmamanıza yardımcı oluyor fazlasıyla. Görme, koklama, hissetme, duyma, konumlarına göre bildikleri ve hatırlama şeklinde bölümlere ayırarak teker teker işleyen yazarın amacı biyologları değil, biyolojik varlıklar olarak birbirimize bağlı olduğumuz bitkileri öğrenmek isteyen bizleri aydınlatmaya yardımcı olmak. Bu başlıklardaki görme, duyma gibi duyuların algılanma şekli ise bitkilerde insanlar tarafından kullanılan terminolojiden çok daha farklı elbette. Bu duyulardaki sistemin öncelikle insanlarda ardından bitkilerde nasıl işlediğini anlatarak çok daha anlaşılır bir hale getirmiş olması bakımından yazarı başarılı bulduğumu rahatlıkla söyleyebilirim.

Başta Charles Darwin olmak üzere çeşitli araştırmacıların bitki biyolojisiyle ilgili bulgularının ağırlığını taşıyan kitap çok sayıda bilimsel buluşları ve ilginç sayılabilecek bitkilerin konuyla ilgili çeşitli örnekleriyle daha keyifli bir hal almış. Araştırma, makale, konuyla ilgili yazılar ve görsellerin kaynakçalarıyla birlikte sunulduğu güzel bir çalışma çıkmış ortaya. Sadece bitkilerin değil biz insanların dünyasını da öğrenmek açısından yararlı olabileceğini önsözünde iddia eden yazara hak vererek bitirmiş oldum böylece kitabı.

"Görmemiz gereken şey, genel anlamda biyolojik açıdan yalnızca şempanze ve köpeklerle değil begonya ve sekoyalarla da ortak özelliklerimizin olduğudur. Çiçek açmış gül fidanına bakarken, tıpkı onun gibi karmaşık ortamların farkına vardığımızı, ortak genlere sahip olduğumuzu hatırlayarak onda çok uzun zamandır görmediğimiz bir kuzenimizi görmeliyiz. Duvara tutunmuş sarmaşığa bakarken, çok eskiden gerçekleşmiş rastgele bir olay olmasaydı, onun yerinde kendimizin olabileceğini aklımızdan geçirmeliyiz. Gördüğümüz şey, kendi evrimimizde gerçekleşmiş olası sonuçlardan bir diğeridir, iki milyar yıl önce gerçekleşmiş bir dallanmadır." (s.134)
168 syf.
·15 günde·10/10
Okul döneminde, onca işin arasına sıkıştırılan kitapların tadı bir farklı oluyor. Tüm günün yorgunluğu, akşam saatlerinde, sadece yarım saat ayrılabilen bir kitapla gidebiliyor adeta. Bitkilerin Bildikleri de böyle bir kitaptı benim için, takdir edersiniz ki okumamın 15 gün sürmesi normal.
Dedim ki, "hep hayvan, hep hayvan. nereye kadar?", bitki kelimesini görünce kucakladım bu kitabı. Popüler bilim piyasasında böyle bir kitaba ihtiyaç varmış, Metis Yayıncılık'a da ayrı teşekkürler.
Kitap hakkında detaylı incelemem olmayacak, içerik olarak yargıda bulunabileceğim bir konu değil. Bitkiler, bitkilerin gördükleri, duydukları, kokladıkları, hissettikleri tarzında alt başlıklarda incelenmiş. Bu tür "kişileştirme" yapılmış cümle ve açıklamaları okurken hem şaşırıyorsunuz hem de huzursuz hissediyorsunuz. Bir bitkinin, görebileceğini ya da koklayabileceğini düşünmek tüyler ürpertiyor başlarda, okudukça şaşkınlığınız büyüyor ve bilim ve evrim penceresine bir de bitkilerin kapısından bakmayı öğreniyorsunuz. İçerik olarak kuvvetli bir kitap, deneyler, kaynaklar, notlar dolu dolu. Kitap yetersiz kalırsa, ki kalıyor, bu kaynaklarda ileri okuma yapma fırsatı buluyorsunuz. Yetersiz kalıyor dedim ama bu kötü anlamda değil. Kitap merak uyandırıyor, her sayfada hep daha fazlasını öğrenmek istiyorsunuz. Okudukça okuyasınız geliyor, merak etmeyin.
Kitabın dili konusunda herhangi olumsuz bir eleştirim yok, çevirisi sorunsuz, yazım hatası yok. Kitaba dahil edilen çizimler de okumayı bir nevi eğlenceli kılıyor.
Umarım ileride bitkiler üzerine daha çok kaynak buluruz, Darwin'in botanik kitaplarını çevirebiliriz mesela. O zamana kadar bu kitapla yetiniyoruz gibi görünüyor. Herkese keyifli okumalar.
168 syf.
Sonsöz:

Bundan sonra parkta yürüyüşe çıktığınızda durup kendinize sorun: Çimenlerin arasındaki karahindiba ne görüyor? Otlar hangi kokuları alıyor? Meşenin yapraklarına dokunun, ileride ona dokunulduğunu hatırlayacağını bilerek. Ama sizi hatırlamayacaktır. Sizse o ağacı hatırlayacak ve her daim hafızanızda yaşatacaksınız.

Çünkü insan! muhteşem akla sahip yaratılmış tek canlı sensin gururlan. Ama bil, bununla imtihanın benden söylemesi.

Bir bilim kitabı olmasına rağmen oldukça açık, yani ortalama bir zekaya sahip herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir kitap. Biyolojik terimler tabii ki sıklıkla karşımıza çıkıyor ama zaten bilime merakı olan biri biraz kaynak karıştırarak hatta buna gerek bile olmadan anlayabilir. Üstelik çok keyifli örnekler var. Kuş seslerinin içindeydim bazı sayfalarda.

Olduğunu sandığımızdan çok daha fazlasını barındıran bir alem bitki alemi. Hepsi algılarımızın çok dışında olmakla birlikte; görebiliyorlar, koklayabiliyorlar...
Beyinleri ve karmaşık bir sinir sistemleri olmamasına rağmen tepki üretebiliyorlar ve hatta yara aldıkları yerden haberleri var ve bir sonraki kuşağa değişik bir gen mirası bırakarak türlerini korumaya alıyorlar.

Düşünsenize, hatıra kaydedebiliyorlarmış...

Yapamayan insanlar var demek ki habire “vefa”yı bir semt olarak addediyoruz sıklıkla ve efkârla.

Bence, çok güzel örnekleri ve yapılan deneysel çalışmaların sonuçlarını -kaynaklarla- aktarmış.

Başka alemlere merak duyanlara tavsiye ediyorum.
Bir daha bir bitkiye zarar verirken iki kez düşüneceksiniz. Çünkü kaldırıp bir tane çarpamasa da kendini savunuyor ve bilseniz, savunmaları da çok masum...
168 syf.
·Puan vermedi
Biyolog Daniel Chamovitz'in "Bitkilerin Bildikleri-Dünyaya Bitkilerin Gözünden Bakmak" adlı bu eseri, alanında uzun bir zaman boyunca unutulmayacak bir kitap niteliği taşımaktadır.

Yazar Darwin'den günümüz biliminsanlarına kadar yapılan konu ile alakalı tüm araştırmaların ve çalışmaların özünü (sadece özünü vermiş çünkü bu çalışmaların tamamına atıf yapılsaydı ciltler dolusu kitap olurdu ki bilimsel olan yöntem de kısa atıfta bulunmaktır) vererek, kendi üslubu ve sunuş tarzı ile harmanlayarak, derleme tarzında bir eser ortaya koymuştur. Yazar kitapta kendi bilimsel çalışmalarına da atıflarda bulunmakta fakat bunların detayına girilmediği için kitabın bilimsel olarak 'derleme' statüsünde olduğu kanaatindeyim. Fakat müthiş bir bilimsel derleme! Eserde atıf yapılan (derlenen) çalışmaların yapıldığı dergilerin çoğu; dünyanın en fazla etki değerine sahip "Science" ve "Nature" gibi dergilerdir.

Eser genel olarak 6 kısımdan oluşmakta; görme, koklama, hissetme, duyma, konuma dair bilinenler ve bellek. Bu özellikler malumdur ki biz insanlarda bulunan özellikler. Fakat yazar bu özelliklerin "temel"inin bitkilerde de bulunduğunu derlediği bilimsel çalışmalar ışığında açıklamaktadır. Örneğin; bitkiler görürler fakat biz insanlardaki gibi değil. İnsanlardaki 'görme'yi bitkiler için de kullanırsak hataya düşeriz yazara göre.

Her ne kadar herkesin anlayabileceği dilden yazılmış olsa da Temel Biyoloji bilgisi ve Temel Botanik bilgisi gerektiren müthiş bir çalışma ortaya konmuş bu eser ile. Kendi adıma söylemem gerekirse; "Aman Allah'ım bu ne?" dedirten yerler çok az oldu. Çünkü belgesel izleyenler veya makale okuyanlar kitapta az sayıda hayretli olayla karşılacaktır.

Bu tarzda (bitkilerin ilginç dünyalarını ele alan tarzda) en meşhur olan kitap -daha önce yazılmış olan kitaplardan- şüphesiz; "Bitkilerin Gizli Yaşamı"dır (Tompkins & Bird, 1983). Bu kitap -birçok insanda olduğu gibi benim de- bütün bitkilere olan bakışımı olumlu yönde etkiledi. Bu kitap 'biraz' bilimsellikten uzak bir dil ile yazılmış. Biraz diyorum çünkü tamamı öyle değil. Bazı "uçuk" bulduğum yerlerde haksız değilmişim çünkü "Bitkilerin Bildikleri''nin yazarı Biyolog Daniel hoca da bu söz konusu kitabında birçok kez "Bitkilerin Gizli Yaşamı"nı eleştiriyor. Hatta katı bir dille eleştiri yaparak "tamamen  bilimsellikten uzak" diyor ama Daniel hoca abartıyor biraz. Çünkü; her ne kadar bilimsellikten uzak bir yöntem ile ortaya çıkan bir eser olsa da orda Goethe'den Newton'a ve Darwin'e kadar birçok bilim insanına ve onların değerli calışmalarına atıf da yapılıyor ki bu da, kitabın bilimsellikten o kadar da uzak olmadığını gösterir.

Daniel hoca olması gerekeni yapıp "tamamen bilimsellikle" yoğrulmuş bir eser çıkarmış ki kimse onu -onun yaptığı gibi- "bilimsellikten uzak" olmakla yargılayamasın. Bu kitap; "Bitkilerin Gizli Yaşamı"nı okuyan biri için daha anlamlı ve güzel bir kitap olarak gelecektir. Ayrıca kişi, eğer Temel Biyoloji bilgisi, Temel Botanik bilgisi yönünden eksik veya bu bilgilere "Fransız" ise ve belgeselerden de uzak ise "Bitkilerin Bildikleri" kitabı ona yer yer anlaşılmaz gelecektir.

Yine de tüm bunlar, bitki ve bitki yaşamı meraklılarının mutlaka okuması gereken bir kitap olduğu gerçeğini kesinlikle değiştirmeyecektir.

Feyz ve ilham almanızı dilerim; iyi okumalar...
168 syf.
·8 günde·7/10
Kitabı okurken şunu düşündüm, bilim insanlarının en ufak bir teoriyi ispatlamak adına yaptığı sayısız deney ve teste hayret ve takdir etmemek mümkün değil. Kitap bildiğimiz bazı bitkisel durumlar ve hic tahmin edemeyeceğimiz mevzuları deneylerle bize sunuyor.
Kitapta en çok sevdiğim yer, son paragraf; bundan sonra parkta yürüyüşe çıktığınızda durup kendinize sorun: çimenlerin arasında ki karahindiba ne görüyor? Otlar hangi kokuları alıyor Meşenin yapraklarına dokunun ileride ona dokunulduğunu hatırlayacağını bilerek. Ama sizi hatırlamayacaktır. Sizse o ağacı hatırlayacak ve anısını her daim hafızanızda yaşatacaksınız. Bitkilerin Bildikleri Daniel Chamovitz
168 syf.
·5 günde
Kitabda bitkilərin görmə, eşitmə, hiss etmə və yadda saxlama bacarıqları elmi əsaslarla izah edilir. Bu kitabı oxuyarkən təkcə bitkilər haqqında yox, insan fiziologiyası haqqında da bir çox məlumat öyrəndim. İnsan fiziologiyasını izah etdikdən sonra bitkilərdə bunun necə olduğu izah edilir. Qismən biologiya bazanız varsa, kitabı daha rahat başa düşə bilərsiniz.
168 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Metis yayınları yine harika işler çıkarıyor. Kitabı tanıtımını gördükten sonra heyecanla bekledim:) ve çıkar çıkmaz aynı gün alıp okumaya başladım. İçinde gerçekten enteresan bilgiler var ben çok keyif alarak okudum.
168 syf.
·Puan vermedi
Mayir abi kitap tavsiyeleri yaptığında direkt kaydediyordum isimlerini daha sonra ben de alayım diye. Bu da onların arasındaydı ve ben roman sanıyordum inceleyince fark ettim öyle olmadığını ama dedim ki bu sefer de farklılık olsun hiç bu tarz okumadım. Biyolojik terimler vardır diye başta tedirgin oldum fakat o kadar sürükleyici bir kitap ki ! Terim konusunda da zorluk yaşamıyorsunuz her şey o kadar güzel açıklanmış ki akışı bozmuyor. Ve bitkilerin bildikleri, bizim bilmediklerimiz... Meğer hiçbir şey bilmiyormuşum bitkilere dair. Bundan sonra onlara başka bir gözle bakacağım kesinlikle. Öğrenmeyi çok seviyorum ve bu kitap bu anlamda doyurucu oldu. Bitkiler görür mü, duyar mı, hisseder mi gibi insanda merak uyandıran konuların, biliminsanlarının bunlarla ilgili yaptıkları çalışmaların yer aldığı bir kitap. Böyle bir konuyu bu kadar ilgi çekici, sürükleyici aktarabilmesi yazarın, benim çok hoşuma gitti. Yine bu tarz sizin de önerileriniz varsa alabilirim ?
168 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10
Bitkilerin Bildikleri, adı üzerinde dünyaya bitkilerin gözünden bakmanızı sağlayan bir kitap. Bitkilerin gördüğünü, hissettiğini, kokladığını ve hatırladığını anlaşılır bir dille ve bilimsellikten uzaklaşmadan bir çırpıda anlatıveriyor. Bitkileri anlayabilmek için, onlarla aramızdaki bağları öğrenebilmek için herkesin okuması gereken bir kitap ama biyoloji bilginiz zayıfsa anlayamayacağınız kısımlar olabilir uyarmakta fayda var. Bu tür kitapların okullarda okutulması dileklerimle.
168 syf.
·Puan vermedi
Betonun giderek yeşili yuttuğu günümüzde bile her daim bitkilerle iç içeyiz: Evlerimizi, balkonlarımızı onlarla süslüyor, sokaklarda yanlarından geçiyor, parklarda onları seyre dalıyoruz. Peki ama bitkilerin nasıl bir dünyası olduğunu hiç düşünüyor muyuz?
Bu kitapta biyolog Daniel Chamovitz bitkilerin dünyayı nasıl deneyimlediklerini inceliyor. Charles Darwin ve çağdaşlarından günümüz biliminsanlarına kadar birçok yaratıcı zihnin tasarladığı deneyler ışığında, bitkilerin görme, koklama, duyma, dokunma duyuları aracılığıyla neleri “bildiklerini” anlatıyor. Çeşitli kimyasallar sayesinde nasıl birbirleriyle “haberleştiklerini”, aşağıyla yukarıyı nasıl ayırt ettiklerini, dokunmaya nasıl tepki verdiklerini, neler “hatırladıklarını” ve çevrelerinin nasıl “farkında olduklarını” açıklıyor. Böylece bitkilerin pek az bildiğimiz zengin dünyasını tanımamıza ve dünyaya onların “gözlerinden bakmamıza” imkân tanıyor.
“Bundan sonra parkta yürüyüşe çıktığınızda durup kendinize sorun,” diyor Chamovitz. “Çimenlerin arasındaki karahindiba ne görüyor? Otlar hangi kokuları alıyor? Meşenin yapraklarına dokunun, ileride ona dokunulduğunu hatırlayacağını bilerek. Ama sizi hatırlamayacaktır. Sizse o ağacı hatırlayacak ve anısını her daim hafızanızda yaşatacaksınız.”

Yazarın biyografisi

Adı:
Daniel Chamovitz
Doğum:
Pennsylvania, 1963
İsrail asıllı Amerikalı biyolog Daniel Chamovitz 1963 yılında Pennsylvania’da doğdu. Lisans öğrenimini Columbia Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra doktorasını Kudüs İbrani Üniversitesi’nde genetik alanında yaptı. Yale Üniversitesi’nde ve Seattle’daki Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi’nde konuk biliminsanı olarak çalıştı. Dünyanın çeşitli ülkelerindeki üniversitelerde konferanslar verdi; bitkiler ve meyve sinekleriyle ilgili araştırmaları önde gelen bilim dergilerinde yayımlandı. Halen Tel Aviv Üniversitesi’nde Yaşam Bilimleri Fakültesi’nin dekanı olan Chamovitz, eşi ve üç çocuğuyla birlikte İsrail’in Hod HaŞaron kentinde yaşıyor.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 167 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 216 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.